(3402 S. K. m. 5, 15, 30) (1086 S. K. m. 91)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan H. Akyüz tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1152 parsel sayılı 17593 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten önce davacı Ş. ve H. Aktaş tarafından davalı H. Akyüz aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında davacıların vefatı nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir. Davalı tarafın vefatı nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davacıların vazgeçmeleri nedeniyle, davanın reddine, dava konusu taşınmazın davacılar, davalılar ile Osman kızı Ayşe mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalılardan H. Akyüz tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 1152 parsel sayılı taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5.maddesi hükmü uyarınca tesbit edilmiştir. Kadastro tesbit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. Dava ve temyize konu taşınmazın tespitten önce genel mahkemeye açılan görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılan davanın kapsamında kaldığı taşınmazın, Bayram oğlu Hüseyin ile Bayram oğlu Osman'a ait olduğu, Bayram oğlu Hüseyin mirasçılarının tümü ile Bayram oğlu Osman mirasçılarından Ayşe dışında kalan diğer mirasçıların dava konusu taşınmaz üzerindeki miras paylarını davalıların ortak miras bırakanı H. Akyüz'e sattıkları, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan dava konusu taşınmazın Bayram oğlu Osman'ın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılmadığı, adı geçenin ölüm gününe göre terekesinin iştirak halinde bulunduğu dikkate alındığında davacı Ayşe mirasçıları Ş.ve H. Aktaş mirasçılarının davalılar yararına davadan feragat etmiş olmaları hukuksal sonuç doğurmaz. Gerçekten Bayram oğlu Osman'ın ölüm gününe göre terekesinin iştirak halinde bulunduğu, adı geçenin mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılmadığı ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 15. 5. ve 30. maddeleri hükmü dikkate alındığında davacıların davadan feragat etmeleri davalılar yararına hukuksal sonuç doğurmaz. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. 15 ve 30. maddeleri hükmü eşliğinde dava konusu taşınmaz hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Delillerin değerlendirilmesi mahkemeye aittir.
Sonuç: Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı H. Akyüz'ün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 27.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy