(2863 S. K. m. 5, 11)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 115 ada 363 parsel sayılı 81.335 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 3.derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı belirtilerek davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı L. Yiğitkaya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 115 ada 363 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinde belirtilen sit şerhinin korunmasına, ayrıca taşınmaz üzerinde bulunan 1134 adet zeytin ağacının davacı L. Yiğitkaya'ya ait olduğunun yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 115 ada 363 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün 1. derece bir bölümünün de 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı, 2863 Sayılı Yasanın değişik 5. ve 11. maddeleri hükmü uyarınca zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, iddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece dava ve temyize konu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yolunda araştırma ve uygulama yapılmış ise de yapılan araştırma, soruşturma yöntemine uygun olmadığı gibi uzman bilirkişinin harita ve raporu da yeterli değildir. Öte yandan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan gelen karşılık yazı dikkate alındığında 2863 Sayılı Yasa dikkate alınarak yapılan araştırma, soruşturma da yöntemine uygun değildir.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırılmasının yapıldığı ve bu yönetimsel işlemin kadastro tespit gününden önce kesinleştiği gözönüne alınarak öncelikle Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğünden gelen 26.12.2003 günlü yazı içeriği dikkate alınarak 1/1000 ölçekli kadastro paftası ile imar planı paftası ve dava konusu taşınmazın işaretlendiği 1/25000 ölçekli sit paftası Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu Müdürlüğüne gönderilmeli, sözü edilen belgeler eşliğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünden karşılık cevabı beklenmeli, yanıt geldikten sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman tapu fen memuru, ormancı arkeolog bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, kadastro paftası orman sınırlandırma haritası ve imar haritası ile sit alanını belirleyen haritaların ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman tapu fen memuru, ormancı ve uzman arkeolog bilirkişi aracığıyla çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde her bir uzman bilirkişiden kendi konusunda ayrıntılı gerekçeli ayrı ayrı rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın orman sınırlandırma haritasının kapsamında kalıp kalmadığı orman sayılan yerlerden iken daha sonra 6831 sayılı orman kanunun 2896, 3302, 3373 sayılı kanunlarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmadığı, ayrıca çekişmeli taşınmazın sit alanı içerisinde kalıp kalmadığı ve taşınmaz üzerinde korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı bulunup bulunmadığı, imar planı kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın çevresinde 3573 sayılı yasa uyarınca dağıtım yapıldığı dikkate alınarak komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlarda nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, bu yolla yerel bilirkişinin beyanları uzman bilirkişilerin uygulamaları ile harita ve raporları denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı L. Yiğitkaya'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy