(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 151)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava niteliği ve içeriği itibariyle tacir ya da (tacir sayılan) taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine göre mahkemece yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Haksız eylem nedeniyle mahallinde 3.3.2002 günlü tutanağın davalı tarafın yokluğunda düzenlendiği bu nedenle tutanakta davalının imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca sözü edilen 3.3.2002 günlü tutanağın resmi kayıt ve belgelerden olduğu göz önüne alınarak tutanak mümzilerinin mahkemece usulüne uygun biçimde dinlenmesi zorunludur. Öte yandan davalı taraf 12.11.2003 günlü oturumda kahvehane ile ilgisi olmadığını başkaca delili de bulunmadığını açıklamış bu beyanını usulün 151. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirmiştir. Bu durumda davalı tarafın delillerini hasrettiğinin kabulü gerekir. Bu olgular dikkate alınarak 3.3.2002 günlü tutanak mümzilerine yöntemine uygun şekilde davetiye tebliği ile yargılamaya çağrılıp dinlenilmeli, adı geçenlerden tutanak içeriği hakkında kendilerinden olaylara dayalı bilgi alınmalı, davalı tarafın açık kimliğinden söz edilerek belediye tüzel kişiliğinden davalı tarafın kahvehane çalıştırmak için ruhsat alıp almadığı maliyeden vergi mükellefi olup olmadığı sorulup saptanmalı, varsa vergi levhası getirtilmeli, bundan sonra gerektiğinde dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek dava niteliğine göre kendisinden ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de alacağın likit olmadığı mahkeme hükmü ile belirleneceği dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatına ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması da isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 15.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy