(4721 S. K. m. 722)
Dava: Muhdesatın aidiyetinin tespiti istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davalı tarafın temyizi 247, 487, 579, 834 ve 1227 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan ve aidiyetinin tespiti istenilen muhtesatlara yöneliktir. 247, 487, 579, 834, ve 1227 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan ve aidiyetinin tespiti istenen muhtesatların tarafların ortak miras bırakanı anneleri Fatma'nın sağlığında, Fatma adına davacı tarafından meydana getirildiği ve muhtesatların miras bırakan Fatma'ya ait olduğu mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Miras bırakan Fatma'nın sağlığında, istihsal masrafları, miras bırakan Fatma tarafından karşılanmak suretiyle meydana getirilen muhtesatların ağaçların davacı tarafından dikilip yetiştirilmiş olması muhtesatların davacıya ait olduğunu göstermez. Davacı taraf istihsal masraflarının kendisi tarafından karşılandığını kanıtlayamamıştır. Kaldı ki, dosya içeriğine göre annesi ile birlikte aynı konutu paylaşan davacının annesinin talimatı ile muhtesatları dikmesi annesine bu konuda yardımcı olması ahlaki bir borçtur. Kuşkusuz davacı taraf koşullarının varlığı halinde muhtesatların meydana getirilmesindeki emeğinin karşılığını dava edebilir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak sözü edilen taşınmazlar üzerindeki muhtesatların aidiyetinin tespitine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Halil, İsmail ve Ahmet Durmuş ise Feride Gülenç'in temyizi itirazları bu nedenlere yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy