(3402 S. K. m. 19)
Dava: Muhdesatların aidiyetinin tespiti istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Halit Ekici, Alpaslan 1.barajı göl alanı içinde kalacak olan Dokuzpınar Köyünde kain hazine adına kayıtlı, 911 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2 adet ev, 1 adet ahır, 1 adet garaj ve 1 adet sulama sondajının kendisi tarafından yapıldığının ve değerinin tayin ve tesbiti istemiyle davalı Hazineyi hasım göstererek dava açmıştır. Yargılama sırasında DSİ Genel Müdürlüğü davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 911 parsel sayılı taşınmaz üzerinde teknik bilirkişinin raporlarında miktar ve özelliklerini gösterdikleri 4 parçadan oluşan 532.27 m2 alanındaki yapıların davacı tarafından yapıldığının tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava niteliği ve içeriği itibariyle 911 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatların AİDİYETİNİN davacı tarafından meydana getirildiğinin tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece hüküm yerinde gösterilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Davaya konu muhdesatların üzerinde bulunduğu 911 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede Alpaslan 1. barajının yapıldığı ve tapuda davalı hazine adına kayıtlı 911 parsel sayılı taşınmaz ile çevresinde kamulaştırma çalıştırmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır. 911 parsel sayılı taşınmaz üzerinde mahkemece muhdesat olarak 2 adet evin bulunduğu belirlenmiş bu olgu uzman bilirkişi Kazım Topçu tarafından düzenlenen haritalı raporda da gösterilmiştir. Ne var ki, davalı DSİ genel müdürlüğü tarafından düzenlenen kayıt ve belgelerde 911 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bir adet ev bulunduğu diğer 2. evin ise komşu 279 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğu belirtilmiştir.
Hal böyle olunca, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun değildir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için 911 parsel sayılı taşınmaz ile komşu 279 parsel sayılı taşınmazı komşu taşınmazlarla bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen yaşlı yansız ve uzman bilirkişi fen memuru hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, DSİ Genel Müdürlüğünce düzenlenen 911 ve 279 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili kayıt ve belgeler özellikle kadastro paftası yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, DSİ Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen resmi kayıt ve belgelerde 279 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğu bildirilen 119.01 m2 yüzölçümündeki muhdesat niteliğindeki evin hazine adına kayıtlı 911 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunup bulunmadığı duraksamasız saptanmalı, dosya içeriğine göre 279 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı getirtilip incelenmeli, taşınmazın kadastro tespiti sırasında saptanan türü ve niteliği belirlenmeli, özellikle sözü edilen taşınmazın kamu malı niteliğinde mera, harman yeri kumluk ya da taşlık olarak tespit edilip edilmediği belirlenmeli, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde 3402 sayılı kadastro kanunu 19. maddesi hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı oluşturulan muhdesatların hukuksal bir değer taşımadığı gözönüne alınmalı, 911 parsel sayılı taşınmaz üzerinde gerçekten davaya konu diğer muhdesatlar dışında 2 adet ev bulunup bulunmadığı, bu yolla duraksamasız belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi hüküm yerinde muhdesatlar cinsi, niteliği, adedi, muhdesat niteliğindeki yapıların yüzölçümleri ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, uzman bilirkişi raporlarına yollama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy