(3402 S. K. m. 20, 28)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı S. Saraç mirasçıları M. Gerger ile Z. ve R. Üçbudak tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 18 parsel sayılı 217750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Abdullah, M. ve İ. Horoz adına tesbit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen, A. Akay, C. Zeynepli ve S. Saraç tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece S. Saraç mirasçılarının davaya katılımlarının sağlanması doğrultusundaki usule ilişkin daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda A. Akay ile C. Zeynepli mirasçılarının davalarının feragatları nedeniyle reddine, S. Saraç mirasçılarının davasının 3402 sayılı Yasanın 28/2 maddesi hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına dava konusu 18 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı S. Saraç mirasçıları M. Gerger ile Z. ve R. Üçbudak tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 sayılı kadastro kanunun 28 maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı taraf dava dilekçesinde tapu kaydına dayanmıştır. Yerel mahkemenin kendisine verdiği önelden önce davacı taraf tutunduğu tapu kaydının tarih ve sayısını mahkemeye bildirmiştir. Dosya içeriğine göre davacının 6.1.956 tarih 40 sayılı tapu kaydına dayandığı anlaşılmaktadır. O halde kadastro tesbitine dayanak yapılan tapu kaydı ile davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları dava konusu taşınmaz başında keşif yapılarak 3402 sayılı kadastro kanunun 20. maddesi hükmü uyarınca tutunulan tapu kayıtları yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı S. Saraç mirasçıları M., Z. ve R.'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 14.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy