(818 S. K. m. 62) (1086 S. K. m. 409) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla asıl dava ile birleşen davalar nitelikleri ve içerikleri itibariyle B.K.nun 62 ve onu izleyen maddeleri hükmüne dayanılarak açılan istirdat ve İ.İ.K.nun 68. maddesi hükmüne dayalı itirazın iptali davası niteliğindedir.
Davacı-davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş.nin temyizi aleyhindeki mahkeme hükmünün esası ile yargılama giderlerinden sayılan avukatlık parasına yöneliktir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında, toplanıp değerlendirilen delillere göre, davalı-davacı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tüzel Kişiliğinin diğer davalı Kare İnşaat Sanayii Tic.A.Ş. üzerindeki kontrol, denetim ve murakabe yetkisinin devam ettiği dikkate alındığında, davalı Kare İnşaat Sanayii Tic.A.Şirketi diğer davalı-davacı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tüzel Kişiliğiyle birlikte, somut olayda, zincirleme sorumluluklarının bulunduğu kuşkusuzdur. Mahkemece bu olgunun gözardı edilmesi isabetsiz olduğu gibi, davacı taraf Telekom davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tüzel Kişiliği ile, diğer davalı Kare İnşaat Sanayi Tic.A.Şirketi aleyhine açtığı, davayı atiye bırakmıştır. Öğretide ve uygulamada, kararlılık kazanan görüşlere göre usulün 409. maddesi hükmü uyarınca davanın müracaata bırakılması ile davanın atiye bırakılması sonuçları bakımından ayrı ayrı usul işlemleridir. Gerçekten müracaata bırakılan dava, usulün 409. maddesi hükmünde öngörülen koşullarda ve süreler içerisinde yenilenebildiği halde atiye bırakılan davanın yenilenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Sonuç: Mahkemece atiye bırakılan davanın hukuken müracaata bırakılan davadan farklı olduğu ayrı hukuksal sonuçlar doğuracağı gözardı edilerek davacı taraf aleyhine yargılamada vekille temsil edilen davalı taraf yararına avukatlık parasına hükmedilmiş olması dahi isabetsiz, davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş.nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy