(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Muhsin Çatak tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Tapuda kayıtlı olmayan, bu nedenle menkul mal hükümlerine tabi olduğu belirlenen dava ve temyize konu 116 ada 5 parsel sayılı taşımazın ortak miras bırakan Elif'e ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık ortak miras bırakan Elif Çengel'in sağlığında dava ve temyize konu taşınmazı 22.2.1976 günlü belge ile (senetle) ölünceye kadar bakma akdi ile Elif Çengel'e zilyetliğini devir ve teslim edip etmediği, etmiş ise bu işleme hukuksal bir değer verilip verilmeyeceği yönünde toplanmıştır.
Kural olarak ölünceye kadar bakma akdi yapılabilmesi için taşınmazın tapuda kayıtlı olması, akdin resmi şekilde noterce düzenlenmesi zorunludur. Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre, menkul mal hükümlerine tabi bulunan dava ve temyize konu taşınmazı ortak miras bırakan Elif'in sağlığında kardeşi Şerife mirasçısı Cemile Çengel'e kendisine ölünceye kadar bakma koşuluyla zilyetliğini kısa elden devir ve teslim ettiği, bakım borçlusu Cemile'nin görevini yerine getirdiği, bakım alacaklısı Elif'in sağlığında bu konuda uyuşmazlık çıkarmadığı, adı geçen Cemile'nin 15.4.1989 tarihinde taşınmazı Ali Şahin'e, onunda dava konusu taşınmazı 21.10.1989 tarihinde tesbit maliki davalı Muhsin Çatak'a satarak zilyetliğini devir ve teslim ettiği, tesbit gününde davalı Muhsin Çatak yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği dosya içeriğiyle belirlenmiştir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın tümden reddine dava konusu taşınmazın tesbit gibi davalı taraf adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de davacı Ömer'in 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29. maddesi hükmü uyarınca tereke adına dava açtığı gözardı edilerek davanın payla sınırlı olarak çözümlenmiş olması dahi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy