(3402 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de, hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 10.000.000.000 (10.000 YTL) lirayı geçmediği anlaşıldığından ve duruşma masrafları da yetersiz olduğundan, duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verilip tetkik hakiminin raporu okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava konusu 120 ada 169 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tesbit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davacı taraf yararına, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre, davalı hazinenin 120 ada 169 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
2- Davalı hazinenin 111 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yerel mahkemece 111 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tesbit gününde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, mahkemece toplanıp doğru olarak değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle 111 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yöneltilen davanın reddine, dava konusu 111 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşe göre kavak ağaçlarının sanayii ekonomik amaçla kullanılacağı ve zorunlu olarak belli bir zaman sürecinde kesileceği, dikkate alındığında muhdesat niteliğinde olmadığı, bu nedenle kavak ağaçları hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunun 19. maddesi hükmünün uygulanamayacağı gözardı edilerek davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 19. maddesi hükmünün uygulanmasına karar verilmiş olması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden,
Sonuç: Hüküm yerinden, hüküm fıkrasının (c) harfi ile gösterilen bendindeki Kadastro Kanununun 19/2 maddesi gereğince 111 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davacı tarafından dikilen 2 yıllık 95 adet kavak fidanının muhdesat olarak davacı Tevfik Akyüz adına tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine sözlerinin çıkarılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, 21.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy