(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: İddianın öne sürülüş biçimine, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyize konu taşınmazların kadastro tespitine dayanak yapılan tarafların tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazlara ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık davacıların tespit maliki taşınmazlarda paydaş davalı Gülüzar'ın çekişmeli taşınmazlardaki payını, satın alıp almadığı, yönünde toplanmıştır. Davacı taraf Gülüzar payını tapu dışı işlemle satın aldığını yöntemine uygun biçimde kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca tespit gününde dava konusu taşınmazlardaki Gülüzar payı üzerinde davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Öte yandan tarafların tutunduğu taşınmazları kapsadığı yanlar arasında uyuşmazlık konusu olmayan tapu kayıt maliki yada maliklerinin ister Medeni Kanundan önce ölümleri nedeniyle terekelerinin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olması yada Medeni Kanunun yürürlük gününden sonra ölümleri halinde terekelerinin iştirak halinde bulunması halinde kural olarak mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği işlemez.
Her ne kadar davacılar 28.6.1982 gününde vefat ettiği anlaşılan Gülüzar payına yönelik olarak dava açmışlarsa da gerçekten taşınmazları kapsadığı uyuşmazlık konusu olmayan tapu kayıtlarındaki Gülüzar payının intikal görmediği Gülüzar'ın ölüm gününden tespit gününe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen 20 yıllık sürenin geçtiği belirlenmiş ise de mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin işlemediği düşünüldüğünde somut olayda davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen koşullarında gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Sonuç: Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 29.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy