(3402 S. K. m. 14, 16, 20, 46)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava zemine yöneliktir. Tutanağın beyanlar hanesi kesinleşmiştir. Mahkemece, dava ve temyize konu 305 ada 44 parsel sayılı taşınmazın, davacı tarafın tutunduğu dava dışı taşınmaza revizyon gören 22.4.959 tarih 617 sayılı tapu kaydının değişmez nitelikteki sınırlarıyla kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Gerçekten davacı tarafın dayandığı tapu kaydında tarif edilen ÇİMEN sınırı dikkate alındığında, sözü edilen kayıt değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardandır. Kaldı ki keşif tutanağı içeriğine tapu kaydında diğer bir sınır yeri de açık kalmıştır. Hal böyle olunca 3402 sayılı Kadastro Kanunun 20. maddesi hükmü uyarınca kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi zorunludur. Dava ve temyize konu taşınmaz miktar fazlasından oluşmuştur. Esasen davalı hazinenin tutunduğu tesbite dayanak yapılan 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca hazine adına oluşan tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı yanlar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı bu yön dosya içeriği ile belirlenmiştir. Davacının tutunduğu tapu kaydının oluştuğu gün ile hazine tapusunun oluştuğu gün arasında miktar fazlasından oluşan dava ve temyiz konusu taşınmaz üzerinde, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14 ve 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği belirlenmiştir. Kural olarak hazine adına tapuda kayıtlı taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Mahkemece az yukarıda saptanan olgular karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, dava ekonomisine ve uyuşmazlığın niteliğine aykırı biçimde uzman bilirkişi olarak ziraatçı bilirkişinin keşfe götürülmüş olması ayrıca uzman bilirkişi olarak harita mühendisinden ayrı olmak üzere harita mühendisi Ziya Ünsal dışında kontrol memuru M. Mustafa Arısoy'un da keşifte hazır bulundurulmuş olması dahi isabetsiz,
Sonuç: Davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy