(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 113 ada 50 parsel sayılı 10035,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kadına, miras yoluyla gelen hakka, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Ramazan Ada adına tespit edilmiştir. Askı ilanından önce itirazları kadastro komisyonunca reddedilen davacı Gönül ve Hatice Darıcı vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ile temyize cevaben vekalet ücreti yönünden davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava ve temyize konu 113 ada 50 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine dayanak yapılan davacı tarafın dayandığı vergi kaydı kapsamında kaldığı taşınmazın vergi kayıt maliki davacıların ortak miras bırakanı Hüseyin Öz'e ait olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacıların dayandığı vergi kaydı mülkiyet belgesi niteliğinde olmadığı gibi zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına da değer verilemez. Dava konusu taşınmaz üzerinde tespit tarihi itibariyle davacıların ortak miras bırakanı Hüseyin Öz'ün terekesi karşısında üçüncü kişi durumunda bulunan davalı Ramazan Ada yararına 3402 sayılı kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif uygulama, toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Kaldı ki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinmede iyi niyet koşul değildir. Delillerin değerlendirilmesi mahkemeye aittir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı Ramazan Ada'nın temyiz itirazlarına gelince; Davalı Ramazan Ada'nın temyizi yargılama giderlerinden sayılan ve mahkemece hüküm yerinde takdir ve tespit edilmeyen avukatlık parası ile ilgili hükme yöneliktir.
Sonuç: Mahkemece davanın niteliği ve önemi davalı vekilinin sevk eden emek ve mesaisi göz önüne alınarak 3402 sayılı kadastro kanununun 31. maddesi hükmüne göre davalı Ramazan Ada yararına avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken bu konuda karar yerinde olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması isabetsiz, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm yerine 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31. maddesi hükmü uyarınca yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı Ramazan Ada yararına takdir ve tespit edilen 300 milyon lira Avukatlık parasının davacılardan alınarak, davalı Ramazan Ada'ya verilmesine sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, davacılardan harç peşin alındığı için yeniden alınmasına yer olmadığına, davalı Ramazan Ada'dan alınan 11.200.000 lira (11.20.-YTL) harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy