(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 104 ada 207 parsel sayılı 8753,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı aynı ada 5, 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören vergi kaydının, 104 ada 209 parsel sayılı 3388,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise dava dışı aynı ada 17 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören vergi kaydının miktar fazlası olarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı H. Çınar miras yoluyla gelen hakka paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın dayandığı dava dışı taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtlarının miktar fazlasından oluşan dava ve temyiz konusu 104 ada 207 ve 209 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı, bölgede yapılan orman sınırlandırma harita ve tutanağının kapsamı dışında kaldığı, taşınmazlar üzerinde tesbit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı tarafın tutunduğu vergi kayıtlarında dava ve temyize konu taşınmazlar yönü mera olarak sınır tarif edilmiş ise de, çekişmeli 104 ada 207 ve 209 parsel sayılı taşınmazların sınırında eylemli biçimde devlet ormanının bulunduğu belirlenmiştir.
Mahkemece orman idaresinden gelen karşılık yazıda dava ve temyiz konusu taşınmazların bölgede yapılan ve tesbit gününden önce kesinleşen orman sınırlandırma harita ve tutanağının kapsamı dışında kaldığı kabul edilmiştir. Kural olarak orman kadastrosuna tabi tutulan bölgelerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman sınırlandırma harita ve tutanağının ormancı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması yoluyla saptanacağı kuşkusuzdur. Orman sınırlandırma harita ve tutanağı orman yüksek mühendisi, orman mühendisi ya da orman teknik elamanı dışında kalan kişilerin uygulamaya yetkileri yoktur. Öte yandan mahkemece orman sınırlandırma harita ve tutanağı da yöntemine uygun biçimde yerine uygulanmamıştır. Mahkemenin bu olguları gözardı etmiş olması isabetsizdir. Ne var ki orman sınırlandırılma harita ve tutanağının kesinleştiği gün ile kadastro tesbitinin yapıldığı günler arasında davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde sözü edilen ve iktisap sağlayan 20 yıllık süre geçmemiştir. Dava ekonomisi de dikkate alındığında somut olayda yerel mahkemece orman sınırlandırma harita ve tutanağının yerine uygulanmasına gerek yoktur.
Hal böyle olunca dava temyize konu 104 ada 207 ve 209 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Kural olarak ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşınmaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Sonuç: Ne var ki davanın reddine karar verildiğine göre dava ve temyize konu taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken tesbit gibi tescile karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi meraların tescile tabi olmadığı sınırlandırılması gerektiğinin gözardı edilmiş olması da isabetsiz, ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinden tesbit gibi tesciline sözlerinin çıkarılmasına yerine dava ve temyize konu 104 ada 207 ve 209 parsel sayılı taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmasına sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ilam harcının alınmasına yer olmadığına, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy