(3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava ve temyize konu 150 ada 85 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağı aslı getirtilip incelenmemiş, başka dava ya da davalara konu olup olmadığı tutanağın kesinleşip kesinleşmediği duraksamasız belirlenmemiş, tutanak örneği ile yetinilmiştir. Öte yandan dava konusu taşınmazın yetkili idari merciiler tarafından 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca mera olarak tahsis edildiği, taşınmazın belediye hudutları içinde ve imar planı kapsamında olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Kural olarak meraların çıplak mülkiyeti hazineye intifa-ı bulunduğu köy ya da belediye tüzel kişiliğine aittir.
Hal böyle olunca türü mera olarak saptanan taşınmazın çıplak mülkiyetinin taşınmazın bulunduğu belediye tüzel kişiliğine geçmesi olanaksızdır. Ne var ki dava konusu taşınmazın belediye hudutları içerisinde imar planı kapsamında olduğu su deposu park ve yol olarak kamu hizmetine tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgu dikkate alınarak kamu hizmetine tahsis kararı ve eki belgeler getirtilip incelenmemiş, çekişmeli taşınmazın kamu hizmetine tahsisine belediye meclisinin mi yoksa belediye encümenin mi ya da başka bir idari merciin mi yetkili olup olmadığı gereği gibi araştırılmamıştır. Ayrıca tahsisle ilgili yönetimsel işleme belediye meclisince belediye encümenine yetki verilip verilmediği de araştırılmamıştır.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava ve temyize konu 150 ada 85 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağının aslı getirtilmeli, başka davalara konu olup olmadığı tesbitinin kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, başka davalara konu olduğu takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, başka davalara konu olmadığı takdirde tesbitin kesinleştiği gün kesinlikle saptanmalı, tesbit kesinleştiği takdirde açılan davanın 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 12. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğinde olduğu davanın genel mahkemede görüleceği düşünülmeli, ayrıca kamu hizmetine terk ve tahsisle ilgili işlemlerin dayanağı kayıt ve belgeler getirtilip incelenmeli, sözü edilen belgeler gerekirse yerine uygulanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy