(1086 S. K. m. 429)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan M. ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Bu olgunun ayrık hali maddi yanılgıya dayalı bozma kararıdır. Kural olarak maddi yanılgıya dayalı bozma kararına uyulmuş olması kazanılmış hak oluşturmaz. Kaldı ki, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Her ne kadar hükmüne uyulan daire bozma kararında yanılgı ile bu yöne değinilmemiş ise de sözü edilen hukuksal yanılgı sonuca etkili görülmemiştir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Sino ve Zeynep'ten olma Rahime, Eyüp ve Hemşi'den olma Zeynep, Yusuf kızı Ali eşi Zehra, Cevher kızı Ömer eşi Zeynep, Ömer kızı Beyaz, Mehmet oğlu M.D., Hasan kızı Adem eşi Nuriye, Salim ve Ayşe'den olma Zeynep, Mehmet kızı Zeynep'nin davada taraf olmadıkları anlaşılmaktadır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle az yukarıda adı geçen davalıların verasete esas olacak şekilde onaylı nüfus kayıt örnekleri ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilmeli, adı geçenlerden de ölenler var ise bunların mirasçısı ya da mirasçılarının onaylı nüfus kayıt örnekleri getirtilerek belirlenmeli, mirasçıların kimlikleri bu yolla tebliğe elverişli adresleri zabıta aracılığı ile belirlenmeli, bundan sonra adı geçenlere dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, adı geçenler yargılamaya geldiklerinde davaya karşı diyecekleri delilleri, sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı M. ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 27.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy