(3402 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 15.11.2005 günü belirlenen saatte temyiz eden M. Topçu ve M. Topçu vekili Av. N. Aydın ile aleyhine temyiz istenilenlerden hazine vekili Av. A. Ürücü geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 309 ada 34 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı Mehmet ve Muharrem Topçu tapu kaydına dayanarak kendi adlarına tesbit edilen 304 ada 24 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının dava konusu 34 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü de kapsadığını öne sürerek bu bölümün 34 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 24 parsel sayılı taşınmazla birleştirilmek suretiyle adlarına tesciline karar verilmesi istemi ile hazine ve Sinan Mahallesi Muhtarlığını hasım göstermek suretiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında Ağlı Belediye Başkanlığını da davaya dahil etmişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
304 ada 24 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyize konu bölümünün davacı tarafın tutunduğu dava dışı 309 ada 34 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının kapsamında kalmadığı, 304 ada 24 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyize konu bölümünün 4342 sayılı yasa uyarınca yapılan ve kesinleşen mera tahsis haritasının kapsamında kaldığı mahkemece yapılan, keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerindeki sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Öte yandan davacı taraf mera tahsisine ilişkin yönetimsel işleme karşı idari yargı yerinde dava açtığını tahsise ilişkin yönetimsel işlemi iptal ettiğini öne sürüp bu olguyu kanıtlayamamıştır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
Sonuç: Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı hazine yararına takdir ve tesbit edilen 400.000.000 lira Avukatlık parasının davacı taraftan alınarak davalı hazineye verilmesine, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 15.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy