(3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 15.11.2005 günü belirlenen saatte temyiz eden N. N. D. ve Z. C. D.'ya velayeten anne-babası A. D. ve N.D. vekili Avukat K. D. geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklaması dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacı F. N. D., küçük N. N. D. ve Z. C. D. ile müştereken adlarına tapuda kayıtlı 246 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemin birinci kattan oluşan muhdesatın kendisi tarafından yaptırıldığının tespiti istemi ile ergin olmayanlara velayeten babaları N. D. ve anneleri A. D.'yu hasım göstererek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 246 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan davaya konu muhdesatın davacı tarafından yaptırılmış olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava niteliği ve içeriği itibariyle 246 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Tapuda kayıtlı taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 246 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların davacı F. N. D. tarafından meydana getirildiği gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemece oluşturulan hükmün gerekçesinde isabet bulunmadığı gibi yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun değildir.
Aidiyetinin tespiti istenen muhtesatların üzerinde bulunduğu 246 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği gün ile aidiyetinin tespiti davasının açıldığı gün arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Sözü edilen süre kamu düzenine ilişkin olup bu nedenle istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Sonuç: Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı N. D. ve Z. C. D.'ya velayeten N. D. ve A. D. yararına takdir ve tesbit olunan 400.000.000 lira (400 YTL) avukatlık parasının davacı F. N. D.'dan alınarak davalılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy