(7201 S. K. m. 35) (3402 S. K. m. 13/B)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Mehmet ve Ahmet K. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 694 ada 51 parsel sayılı 1876,93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak payları oranında davacı Ahmet ve Mehmet K. ile davalı Hatice K. ve paydaşları adına, aynı ada 52 parsel sayılı 2345,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise başka bir tapu kaydına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı Ahmet K. ve davalı Kemal Ö. ve paydaşları adına tesbit edilmiştir. Davacı Ahmet ve Mehmet K. dava konusu taşınmazlarda davalıların paylarının bulunmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 694 ada 51 ve 52 parsel sayılı taşınmazların tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Mehmet ve Ahmet K. tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacı tarafın 1961 tarih 46 sayılı tapu kaydına tutunduğu dikkate alındığında davada dava ve temyize konu 694 ada 52 parsel sayılı taşınmazın tesbit maliklerinden Dudu mirasçısı Hasan kızı Emine'nin taraf olması zorunludur. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde öncelikle Dudu mirasçısı Hasan ve Emine'den olma Emine'nin öncelikle açık kimliği belirlenmeli, bu nedenle nüfus idaresinden adı geçenin kimliğini belirleyecek şekilde onaylı nüfus kayıt örneği ölmüş ise mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus kayıt örneği getirtilmeli, Dudu mirasçısı Hasan kızı Emine'nin ölmüş ise mirasçılarının tebliğe elverişli adresleri zabıtaca araştırılmalı, adı geçenlerin kimliği ve tebliğe elverişli adresi saptandıktan sonra dava dilekçesi ve duruşma günü adı geçenlere 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, bu yolla husumet yaygınlaştırılarak davada taraf koşulu oluşturulmalı, ilgililer yargılamaya geldiğinde adı geçenlerden davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalıdır.
Sonuç: Mahkemece taraf koşulu oluşturulmadan işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de somut olayda tutunulan tapu kaydındaki 1/5 oranındaki pay yönünden davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yöntemine uygun ve yeterli biçimde araştırılmamış olması dahi isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 01.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy