(3402 S. K. m. 14, 19, 29) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 102 ada 5, 124 ada 35 ve 36, 124 ada 34 parsel sayılı taşınmazlar pay tapu kayıtlarına tapu dışı paylaşma, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ayrı ayrı davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı Ali ve Zikriye Şen taşınmazlarda miras bırakanları Ayşe'den gelen miras payları bulunduğunu ileri sürerek taşınmazların tesbitlerinin payları oranında iptali ile adlarına tescili için dava açmışlardır. Yargılama sırasında miras bırakanları Osman kızı Ayşe'nin diğer mirasçıları da davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazların tesbitlerinin iptali ile her birinin ayrı ayrı Ayşe mirasçıları olan davacılar ve paydaşları ile tesbit malikleri adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 102 ada 5 ve 7 parsel sayılı taşınmaz ile 124 ada 34, 35 ve 36 parsel sayılı taşınmazların tarafların dayandığı kadastro tesbitlerine dayanak yapılan pay tapu kayıtlarının geniş sınırları ile kapsamında kaldığı, mirasçılar arasında, yöntemine uygun şekilde yapıldığı saptanan tapu dışı paylaşma sonucunda, çekişmeli taşınmazların davacı tarafın miras bırakanı Hüseyin oğlu Osman'ın tapudaki paylarına karşılık kendisine isabet ettiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Esasen bu yönler yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı taraf miras bırakanı Emine'ye kök miras bırakan Hüseyin oğlu Osman mirasçısı Ayşe'den gelen miras payına yönelik olarak dava açmıştır. Somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 29. maddesi hükmü uyarınca tereke adına dava açılmamıştır. Davalılar dava ve temyize konu taşınmazlardaki Ayşe payını satın aldıklarını yöntemine uygun biçimde kanıtlayamamışlardır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın davacıların miras payları ile sınırlı olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken usulün 74. maddesi hükmü uyarınca dava dışına çıkılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmü dikkate alınarak dava ve temyize konu taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatlarla ilgili olarak karar yerinde olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması dahi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy