(1086 S. K. m. 45, 151)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre davacı tarafın 104 ada 34 parsel sayılı taşınmaz ile 101 ada 43 parsel sayılı taşınmazlar dışında kalan taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Gerçekten davacı taraf bir bölüm taşınmaz hakkında açtığı davadan yöntemine uygun şekilde feragat etmiş davacının bu beyanı usulün 151. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde davacının imzası ile belgelendirilmiştir.
Kural olarak feragat kabul gibi irade beyanları yöntemine uygun şekilde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Öte yandan davacı taraf feragattan dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir hukuksal neden de öne sürmemiştir. Davacı tarafın feragatına konu olmayan taşınmazlara yönelik olarak açtığı davada ise öne sürdüğü satın alma olgusunu kanıtlayamadığı dosya içeriğiyle belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle 104 ada 34 parsel sayılı taşınmaz ile 101 ada 43 parsel sayılı taşınmazlar dışında kalan taşınmazlara yönelik olarak davacının öne sürdüğü yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 104 ada 34 ve 101 ada 43 parsel sayılı taşınmazlar dışında kalan taşınmazlarla ilgili hükümlerin ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Davacı taraf 104 ada 34 parsel sayılı taşınmaza yönelen davasından yöntemine uygun şekilde feragat etmiş ise de, sözü edilen taşınmazın kadastro mahkemesinin 2004/78- esas sayılı dosyasında davalı olduğu davacının feragatına konu olmayan 101 ada 43 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro mahkemesinin 2004/79 esas sayılı dosyasında davalı olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Kural olarak aynı taşınmaz ya da taşınmazlara yönelik olarak açılan davaların birlikte görülmesi sağlıklı sonuca varmanın ve dava ekonomisine uymanın temel koşuludur. Kaldı ki, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması halinde davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca, dava dosyalarının usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca birleştirilmesi zorunludur. O halde 104 ada 34 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davanın kadastro mahkemesinin 2004/78 esas sayılı 101 ada 43 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın ise kadastro mahkemesinin 2004/79 esas sayılı dava dosyası ile davalı olduğu gözönüne alınarak dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek 104 ada 34 ve 101 ada 43 parsel sayılı taşınmaz hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 104 ada 34 ve 101 ada 43 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 11.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy