(3402 S. K. m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 116 ada 21 parsel sayılı 3825,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışlamaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Hacer Dal adına tespit edilmiştir. Davacı hazine, dava konusu taşınmazın sınırında mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen aynı ada 32 parsel sayılı taşınmazdan kazanıldığını öne sürerek Oğulpaşa Köyü Tüzel Kişiliği ve Hacer Dal'ı hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmiş olması ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılmış olmasına bağlıdır.
Dava konusu taşımazın bulunduğu bölgede 4342 sayılı yasa uyarınca yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapıldığı, sözü edilen yönetimsel işlemin kesinleşmediği hazine tarafından açılan bu davanın görülmekte olduğu dikkate alındığında, görülmekte olan bu dava 4342 Sayılı Yasa uyarınca yetkili idari merciler tarafından yapılan mera tahsisi ile ilgili yönetimsel işleme itiraz nitelindedir. Hal böyle olunca, mera tahsisi ile ilgili yönetimsel işlemin kesinleşmediği kuşkusuzdur. Az yukarıda vurgulanan hukuksal olguların ışığı altında somut olayda dava ve temyize konu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı, taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenerek uyuşmazlık çözümlenecektir. Kuşkusuz, somut olayda bu olgular belirlenirken yerel bilirkişi tanık gibi subjektif nitelikteki takdiri deliller irdelenip incelenirken objektif nitelikteki eylemli duruma değer verilmesinin zorunlu olduğu da gözönünde tutulacaktır.
Dava ve temyize konu 116 ada 21 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Dava ve temyize konu taşınmazın kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Dava ve temyiz konusu taşınmazın kuzey sınırını oluşturan 116 ada 32 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu belirtilerek sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmaz ile kuzeyinde komşu mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen 116 ada 32 parsel sayılı taşınmazın birbirinden ayıracak şekilde arada ayırıcı unsur olarak doğal yada yapay bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Komşu 116 ada 32 parsel sayılı taşınmazın kuzeyindeki 115 ada 38 parsel sayılı taşınmazın da mera niteliyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak vergi kaydı mülkiyet belgesi değildir. Zilyetlikle birleşmeyen ya da hukuksal sonuç doğurmayan zilyetlikle birleşen vergi kaydına değer verilemez. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazların içerisinden hendek, yol, çukur, dere, tepe gibi doğal sınır yerlerinin geçmesi mümkündür. Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmazın sınırındaki eylemli meranın bir bölümünü oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Her ne kadar davalı vekili temyiz dilekçesinde vergi kaydına ve satın almaya dayanmış ise de yargılama sırasında öne sürülmeyen maddi ve hukuki olgular temyiz incelemesinde gözönüne alınamaz.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 21.200.000 lira 21.20 YTL harcın davalı taraftan alınmasına, 11.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy