(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sarasında 200 ada 21 parsel sayılı 25.493.46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Dava konusu taşımazın davalı Üstün 'ün kullanımında olduğu, taşınmaz üzerindeki ev, ahır ve samanlığın da Üstün 'e ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı D. Belediye Başkanlığı, başka tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Üstün Karakurt davalı yanında davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 200 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tarla niteliğiyle davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Belediye Tüzel Kişiliği ile davalı hazinenin tutunduğu tapu kayıtlarının dava ve temyize konu 200 ada 21 parsel sayılı taşımazı kapsadığı, dayanılan tapu kayıtlarının iç içe girdiği bir başka deyişle, örtüştüğü, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak, kayıtların iç içe girmesi halinde, önceki günlü, doğru temele dayanan, hukuksal değerini yitirmeyen kayda değer verilmesi zorunludur. Kaldı ki davalı hazinenin tutunduğu tapu kaydının temelini oluşturan mahkeme ilamında davacı Belediye Tüzel Kişiliğinin taraf olduğu, bu nedenle davacı Belediye Tüzel Kişiliğini bağlayacağı davacı Belediye Tüzel Kişiliği yönünden koşulları usulün 237. maddesi hükmünde öngörülen biçimde kesin hüküm bulunduğu kuşkusuzdur.
Kesin hüküm olumsuz dava koşullarındandır. Aynı taşınmaz yada taşınmazlar hakkındaki sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Bu olgu, kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 27.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy