(Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği m. 40, 41)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava niteliği ve içeriği itibariyle kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen borç nedeniyle açılmış olumsuz saptama davasıdır. Mahkemece iddia ve savunmaya, toplanıp değerlendirilen deliller eşliğinde uzman bilirkişiler tarafından ibraz edilen raporlar hükme dayanak yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporlarının niteliği ve içeriği dikkate alındığında yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Hangi eylemlerin kaçak elektrik kullanma sayılacağı, kaçak elektrik kullanma süresi ve bedelinin ne şekilde hesaplanacağı, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin 40. ve sonraki maddelerinde duraksamasız belirtilmiştir. Kaçak elektrik kullanımından söz edilebilmesi için kastın varlığı bir koşul olarak aranmamıştır. Davalının yaptığı işin niteliği dikkate alındığında tacir olduğu ya da tacir sayılacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan davalının iş yerinde faaliyete başladığında, elektrik düzeneğinin, normal olup olmadığını inceleme, gelen elektrik faturalarını inceleyerek önceki dönemlere göre tüketimdeki düşüşün kaynağını araştırma yükümlülüğü bulunduğu da kuşkusuzdur. Davalı şirket müdürü tarafından da imzalanmış olan davaya konu 22.10.2001 tarihli tutanakta, sayaç bölmesi altında, duvar içinde, akım kablosunun iki fazına saplama yapılarak, kaçak elektrik kullanacak şekilde düzenek kurulduğu yazılıdır. Tutanak altında, beyanı alınan şirket müdürü, önceki dönemlerde reaktif cezası gelmesi nedeni ile piyasadan buldukları elektrikçinin Eylül ayı başında gelip sayaçta çalışma yaptığını belirtmiştir. Dosyada mevcut dönemler itibariyle elektrik tüketimini gösteren cetvelden tutanağın düzenlendiği Eylül 2001 ayındaki elektrik tüketiminin önceki ve sonraki aylara göre çok belirgin biçimde düştüğü görülmektedir. Tutanak içeriği ve mevcut tüketim miktarları eylemli olarak kaçak kullanımı doğrulamaktadır. Davacı kanıtlama yükümlülüğü kendi üzerinde olmasına rağmen, tutanağın ve bu eylemli durumun aksini kanıtlayamamıştır. Kaçak elektrik kullanımından dolayı davalının sorumlu tutulabilmesi için mevcut düzeneğin davalı tarafından kurulmuş olması veya böyle bir düzeneğin mevcut olup olmadığını bilmesi ve kastın varlığı zorunlu değildir. Kaldı ki, en son alınan 20.12.2004 günlü uzman bilirkişi raporunda da mevcut düzeneğin kaçak elektrik kullanma amacı ile yapılmış olduğu açıkça vurgulanmıştır. Saptanan bu olgulara rağmen davalının, kaçak elektrik kullanımı nedeni ile sorumlu tutulamayacağına ilişkin yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya kapsamı ve uzman bilirkişi raporundaki gerekçe ile çelişmektedir. Böylesine yetersiz ve kendi içinde çelişkili uzman bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davalının kaçak elektrik kullandığı kabul edilerek Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin 41. ve devam eden maddeleri hükmü uyarınca uzman bilirkişilere kullanılan kaçak elektrik bedeli hesaplattırılmalı, bundan sonra davalı tarafından düzenlenen faturanın miktar yönünden doğru olup olmadığı denetlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 31.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy