(1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece Yüksek Yargıtay 7, 16 ve 20. Hukuk Dairelerinin bozma kararlarına uyulduktan sonra yapılan yargılama sırasında usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca ve özellikle Yüksek Yargıtay 16. ve 20. Hukuk Dairelerinin bozma kararı içerikleri gözönüne alınarak dava dosyaları birleştirilmiştir.
Kural olarak, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, diğer davanın sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması halinde, davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Açıklanan bu olgular karşısında dava dosyalarının birleştirilmesi zorunludur. Bu olgu sağlıklı sonuca varmanın ve dava ekonomisine uymanın temel koşuludur. Nitekim, Yüksek Yargıtay 16. ve 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamlarında da bu yöne değinilmiştir. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Dava dosyası içeriğine göre 1493, 1494, 1495, 1496 ve 877 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükümlerin kesinleştiği 878, 879, 881, 883 ve 886 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili davaların görülmekte olduğu saptanmıştır.
O halde, öncelikle 878, 879, 881, 883 ve 886 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili dava dosyaları getirtilip incelenmeli, hükme bağlanmamış ise usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca hükme bağlanmayan dava dosyaları bu dava dosyası ile birleştirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bozma kararlarına uyulduğu halde bozma kararı gerekleri aynen yerine getirilmeksizin işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, 885, 886, 887 ve 888 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün orman sınırlandırma harita ve tutanağının kapsamında kaldığı, bu niteliği ile orman sayılan yerlerden olduğu gözönüne alınarak, bu bölümlerin ifraz edilerek orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu olgularda gözardı edilerek zilyetleri adına tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy