(3402 S. K. m. 5, 30)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ş. Ak tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 101 ada 3 parsel sayılı 7429,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Ş. Ak adına tesbit edilmiştir. Davacı F. Özbay miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın miras bırakanı S. Özbay adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, temyize konu taşınmazın S. Özbay mirasçıları davacı F. Özbay ve paydaşları adına iştirak halinde mülkiyet şeklinde tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Ş. Ak tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitine bir kayıt ve belge esas alınmadığı gibi yargılama sırasında da taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır.
Dava ve temyize konu 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı, bu nedenle menkul mal hükümlerine tabi olduğu taşınmazın öncesinin S.'ye ait olduğu, adı geçenin ölüm gününden kadastro tesbit gününe kadar dava ve temyize konu taşınmaz üzerinde S. mirasçılarının zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliklerinin bulunmadığı, taşınmazın S. mirasçıları tarafından iradi olarak terk edildiği, mahkemece yapılan keşif uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Hal böyle olunca davacı tarafın davasını yöntemine uygun şekilde kanıtlayamadığının kabulü gerekir.
Sonuç: Mahkemece taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbitinin yapılmadığı bu nedenle somut olayda aynı yasanın 30. maddesi hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine, dava ve temyize konu 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Ş. Ak'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy