(3402 S. K. m. 13/B-b)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu: Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 103 ada 4 parsel sayılı taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek yüzölçümü ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten önce davacı S. Özkan tarafından davalı F. Başarır aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesine açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın 5456 m2 yüzölçümü ile 766/5456 payının davalı, geriye kalan 4960/5456 payının ise davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 103 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit gününden önce genel mahkemeye açılan ve görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılan davanın kapsamında kaldığı, kadastro tespitine dayanak yapılan tapu kaydının dava ve temyize konu taşınmaza ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi esasen bu olgular mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle de belirlenmiştir.
Davacı S. Özkan kayden pay satın almaya davalı F. Başarır ise tapu dışı pay satın almaya dayanmıştır. Tespitten önce genel mahkemeye açılan görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılan el atmanın önlenmesi davasının 12.3.1998 tarihinde açıldığı davalı F. Başarır'ın 19.7.1985 günlü senetle dava dışı E. Sarı'dan tapu dışı pay satın aldığı tapu dışı pay satışının yapıldığı gün ile tespitten önce genel mahkemeye açılan davanın açıldığı gün arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen koşulların davalı taraf yararına gerçekleştiği, taşınmazda davalı Faik'in zilyet olduğu yasada belirtilen 10 yıllık sürenin geçtiği, dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Somut olayda davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleşmesinden sonra dava dışı E. Sarı tarafından davacı tarafa 13.2.1998 tarih 3 sayılı sicille kayden pay temliki yapılmış olması tapu dışı satışı bozması olanaksızdır. Mahkemece tapu dışı satışa değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Ne var ki, davacının taşınmazdaki 4690/5456 payının hüküm yerinde yanılgı ile 4960/5456 olarak gösterilmesi isabetsiz davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 2. paragrafındaki 4960 rakamlarının hüküm yerinden çıkarılmasına yerine 4690 rakamlarının yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından peşin alınan ilam harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 31.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy