(3402 S. K m. 14) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı S. Özek ve davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı S. Özek'in temyizi davalı hazine adına tescile karar verilen 318 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme, davalı hazinenin temyizi ise davacı B. Özek adına tescile karar verilen 385 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yöneliktir.
Mahkemece dava ve temyize konu 385 parsel sayılı taşınmaz üzerinde adına tescil kararı verilen, davacı B. Özek yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği dava ve temyize konu 318 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise temyiz eden davacı S. Özek yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesi hükmünde öngörülen koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur.
Davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmünde aynı çalışma alanı içerisinde, bir kişinin, kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla edinebileceği, toplam taşınmaz miktarı sulu toprakta 40 kuru toprakta 100 dönümdür. Ne var ki, mahkemece bu doğrultuda yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle davacıların ortak miras bırakanı Ali'nin açık kimliğinden söz edilerek tüm mirasçılarını gösterecek şekilde, ilgili nüfus müdürlüğünden onaylı ve vukuatlı nüfus kayıt örnekleri getirtilmeli, mirasçıların kimlikleri bu yolla saptandıktan sonra, davacıların ortak miras bırakanı ile mirasçılarının kimliklerinden söz edilerek, aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden adlarına başkaca bir taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip, edilmediği Tapu Sicil Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, davacıların miras bırakanı ve mirasçıları adına kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla başkaca taşınmaz mal yada mallar tespit yada tescil edilmiş ise tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, dava açılmayan taşınmazlar hakkında düzenlenen tutanakların kesinleşip, kesinleşmediği duraksamasız belirlenmeli, davalı olanlar var ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmünde öngörülen biçimde etkili bir denetim ve kontrol yapılabilmesi için usulün 45. ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra davacıların ortak miras bırakanı Ali'nin ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşma yapılıp yapılmadığı yolunda her iki dava dosyasında ayrı ayrı yapılan keşiflerde saptanan yerel bilirkişi ve tanık düşünceleri birbiriyle çeliştiği dikkate alınarak çelişki giderilmeli, paylaşmanın ve bağışın yapıldığı günler duraksamasız saptanmalı, paylaşma ve bağışın yapıldığı günden, kadastro tespit gününe kadar iktisap sağlayan, bağımsız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçip, geçmediği bu yolla denetlenmeli, bu konuda gerektiğinde taşınmazlar başında keşif yapılmalı, tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınan taşınmazlar var ise bu taşınmazların belgesiz olarak nitelendirilemeyeceği düşünülmeli, bu inceleme yapılırken tespite esas alınan kayıtların değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olup olmadığı, tespite esas alınan kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümü bulunup, bulunmadığı araştırılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de dava ve temyize konu 385 parsel sayılı taşınmazın 3600 m2 yüzölçümündeki kesiminin hazine adına tesciline ilişkin hüküm davacı tarafça temyiz edilmediğinden bu kesimle ilgili hükmün kesinleştiği göz ardı edilerek 385 parsel sayılı taşınmazın tümünün davacı B. adına tesciline karar verilmiş olması dahi isabetsiz, davacı S. Özek ile davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden 385 ve 318 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy