(4721 S. K. m. 684) (1086 S. K. m. 567)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 27.12.2005 günü belirlenen saatte temyiz eden H. Çok geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacı H. Çok miras bırakanları H. Çok adına tapuda kayıtlı bulunan ortaklığın giderilmesi davasına konu 932 ada 26 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı evin 2. katının muhtesatın kendisine ait olduğunun tespiti istemi ile davalı E. Çok ve paydaşlarını hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Davalılar, davacının kötü niyetli olduğunu dava ve temyize konu muhtesatın evin 2 katının da miras bırakanları H. tarafından yaptırıldığını meydana getirildiğini öne sürerek davaya karşı çıkmışlardır. Mahkemece davacının tespit davası açmakta hukuksal yararının bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, dava niteliği ve içeriği itibariyle 932 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın 2 katlı evin 2. katının muhtesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Mahkemece davacı tarafın dava açmakta hukuksal yararı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Yerel mahkemenin hükmüne gerekçe yaptığı genel kurallar dairemizce de benimsendiği gibi, orada sözü edilen maddi ve hukuki olgular öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında da kararlılık kazanan görüşleri yansıtmaktadır.
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve dosya içeriğine göre, dava ve temyize konu muhtesatın üzerinde bulunduğu tapuda kayıtlı 932 ada 26 parsel sayılı taşınmaz hakkında aidiyetin tespiti davasının açıldığı günden önce ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı, davanın, derdest olduğu bu davanın ortaklığın giderilmesi davası yönünden usulün 567. maddesi hükmü uyarınca, ön mesele oluşturduğu dikkate alındığında davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece davacının dava açmakta hukuksal yararının bulunduğu göz önünde tutularak, taraflardan dava ile ilgili delilleri ayrı ayrı sorulup saptamalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy