(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre 11, 12, 13, 14, 15, 474, 475, 487, 488, 489, 504, 505, 508, 509 ve 510 parsel sayılı taşınmazlar hakkında Kadastro Mahkemesine dava açıldığı davanın hükme bağlandığı temyizen yerel mahkemece oluşturulan hükmün ilamında açıklanın nedenlerle bozulduğu, yerel mahkemece daire bozma kararının konusunu oluşturan hükümde direnilmesi üzerine dava Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca tebliğ işlemlerinin tamamlanması için yerel mahkemesine iadesi üzerine yeniden yerel mahkemece dava dosyasının Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmek üzere PTT'ye verilmesi üzerine dava dosyasının kaybolduğu ve tüm aramalara rağmen dava dosyasının bulunamadığı, bunun üzerine Adalet Bakanlığından alınan görüş uyarınca dava dosyasının 4473 sayılı Yasa kıyasen uygulanarak dava dosyasının ihya edilebileceğinin belirtildiği, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Ne var ki somut olayda 4473 sayılı Yasa kıyasen uygulanmış ise de ihyanın gerekleri tümü ile yerine getirilmemiştir. Az yukarıda parsel sayıları belirtilen taşınmazların tesbit tutanakları ile varsa dayanakları kayıtlar ve dava dilekçesi dosyada bulunmamaktadır. Öncelikle davaya konu yapılan 15 parça taşınmaz hakkında düzenlenen tesbit tutanağı ve varsa dayanağı kayıtların onaylı örneklerinin Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünde bulunup bulunmadığı belirlenmeli, var ise tutanakların onaylı örnekleri bulunduğu yerden getirtilmeli, davacı taraf ve vekilinden dava nedeniyle düzenlenen dava dilekçesinin onaylı örneği istenmeli, tesbit tutanakları ve dava dilekçesi dava dosyasıyla birleştirilerek davaya bundan sonra bakılacağı düşünülmelidir.
Dava ve temyize konu 15 parça taşınmazın tesbit tutanakları ve dava dilekçesinin onaylı örnekleri bulunamadığı takdirde dava dosyasının takımı ile birlikte Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek sözü edilen taşınmazlar hakkında olağan yönteme göre kadastro tesbit tutanağı düzenlettirilmeli, düzenlenen tutanaklar Kadastro Müdürlüğünce 30 günlük askı ilanına çıkarılmalı, askı ilan süresi içerisinde dava açıldığı takdirde davaya bakılması gerektiği göz önünde tutulmalı, kadastro tesbitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise sözü edilen kayıt ve belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra taraflardan davaya karşı diyecekleri delilleri ayrı ayrı sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek özellikle davaya konu yapılan taşınmazların tesbit tutanakları ile dava dilekçesinin onaylı örneği getirtilerek dava dosyasıyla birleştirilmeden doğru ve infazı mümkün olmayacak biçimde hüküm oluşturulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy