(1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Abdurrahman Akkaş ile paydaşları Hayriye Özden, Raziye Güngör, Seyfi Ali Akkaş tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 146 parsel sayılı 7200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kayıtlarına, vergi kayıtlarına, pay satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Rabia Atçeken ve Tahir Atçeken ile ölü Ömer Lütfi oğlu Süleyman mirasçıları, Ali mirasçıları Sabiha mirasçıları, Adeviye mirasçıları ölü Ömer Ali oğlu Seyfi Ali mirasçıları ölü Ömer Ali kızı Emine mirasçıları ve ölü Mehmet oğlu Hacı Osman mirasçıları adına tespit edilmiştir. Ömer Ali Cingöz ve arkadaşlarının itirazı üzerine kadastro komisyonunca itirazların reddine karar verilmesi üzerine Hüseyin Küçükatçeken davalı Ömer Ali Cengiz'i hasım göstermek suretiyle miras yolu ile gelen hakka dayanarak, Abdurrahman Akkaş ise taşınmazın miras bırakanı Seyfi Ali'ye ait olduğunu öne sürerek Şefika Cingöz'ü hasım göstererek ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sırasında Muhsin Cingözer babası Kazi Cingözer'den miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemi ile davaya katılmıştır. Mahkemece davacıların davalarının reddine, dava konusu taşınmazın katılan Muhsin Cingözer adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Abdurrahman Akkaş ile paydaşları Hayriye Özden, Raziye Güngör, Seyfi Ali Akkaş tarafından temyiz edilmiştir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşe göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Dava ve temyize konu 146 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağı içeriğine göre tespit maliklerinin ölü olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ölü olduğu belirlenen tespit maliklerinin yasal mirasçılarının tümünün davada taraf olmaları zorunludur. Ne var ki, adı geçenlerin yasal mirasçılarının tümü yöntemine uygun şekilde belirlenmemiş, saptanacak mirasçılara dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek duruşmaya geldiklerinde kendilerinden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmamıştır. Kural olarak ölü kişiye yapılan tebligatlar geçersizdir.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle ölü olduğu belirlenen tespit maliklerinin tüm yasal mirasçıları gösterecek şekilde ilgili nüfus müdürlüğünden onaylı nüfus aile kayıt örnekleri getirtilmeli, kimlikleri bu yolla tebliğe elverişle adresleri zabıta aracılığıyla belirlenmeli, daha sonra adı geçenlere dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla davada taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenler duruşmaya geldiklerinde kendilerinden ayrı ayrı davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece davada yöntemine uygun şekilde taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz davacı Abdurrahman Akkaş ile paydaşları Hayriye, Özden, Raziye Göngör, Seyfi ve Ali Akkaş'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy