(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava ve temyiz konusu 108 ada 12, 109 ada 112, 118 ada 22, 119 ada 20, 124 ada 3 parsel sayılı taşınmazların davacı ve davalıların ortak miras bırakanı İbrahim Meral'den kalmadığı, davalıların ortak miras bırakanı Recep'ten kaldığı dosya içeriğiyle belirlenmiştir. Mahkemece saptanan bu olgu eşliğinde hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına sözü edilen hükmün gerekçesine ve toplanıp değerlendirilen deliller ile hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre yerinde olmayan ve bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerde gözönüne alınarak yazılı şekilde hüküm kurulduğuna göre davacı Asiye Coşar'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile daire bozma kararı gereğine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
2- Davacı Asiye Coşar'ın 108 ada 109, 109 ada 32 ve 117 ada 10 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dava ve temyize konu taşınmazların ortak miras bırakan İbrahim Meral'den kaldığı, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılmadığı, davalıların taşınmazlar üzerinde sürdürdüğü zilyetliğin tereke adına sürdürülen zilyetlik niteliğinde olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Sonuç: Mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığı kanıtlanamadığı gibi taşınmazların davalıların ortak miras bırakanı Recep tarafından tereke karşısında 3. kişi durumunda bulunan dava dışı kişilerden satın alınmadığı ayrıca davacının miras bırakanı Hanımın taşınmazlardaki payını da satın aldığı kanıtlanmadığına göre davacı Asiye Coşar'ın sözü edilen taşınmazlara yönelttiği davanın kabulüne, davacı Asiye Çoşar'ın ortak miras bırakan İbrahim Meral'den gelen miras payı hesaplanarak davacı Asiye Coşar adına, kalan payların ise tesbit maliki davalılar adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Asiye Coşar'ın bu parsellere yönelik temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy