(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine ile davalı Ahmet A. mirasçılarından Emine A. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 32 parsel sayılı 27250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydına, tapu dışı paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Yusuf İ. ve paydaşları, 62 parsel sayılı 48875 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise vergi kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Ahmet A. ve paydaşları adına payları oranında tesbit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 32 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi davalılar adına, 62 parsel sayılı taşınmazın ise davacı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine ile davalı Ahmet A. mirasçılarından Emine A. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı hazinenin temyizi 32 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yöneliktir. Davalı tarafın tutunduğu kadastro tesbitine dayanak yapılan tapu kaydının davacı hazinenin dava ve temyizine konu 32 parsel sayılı taşınmaza ait olduğu kaydın oluştuğu günden kadastro tesbit gününe kadar tapu kayıt miktar fazlası üzerinde 20 yılı aşkın süre ile zilyet bulunan ve adlarına tescile karar verilen davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen gerekçelere göre davacı hazinenin 32 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
2- Dava konusu 62 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelen davalı Ahmet Atıl mirasçısı olduğu belirlenen dava dışı Emine A.'ın temyiz itirazlarına gelince; Saptanan dava niteliği dikkate alındığında Ahmet A. mirasçısı Fethi A. mirasçılarından dava dışı Emine A.'ın davada taraf olması zorunludur. Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. O halde öncelikle Ahmet A. mirasçılarından Fethi A.'ın mirasçısı eşi Emine A.'a dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, husumet bu yolla yaygınlaştırılarak davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece davada yöntemine uygun şekilde taraf koşulu oluşturulmaksızın dava ve temyize konu 62 parsel sayılı taşınmaz hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, Emine A.'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 26.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy