(7201 S. K. m. 35)
Dava: Muhtesatın tespiti istemi ile ilgili açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masraflarını yatırmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin raporu ve açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacı S.S. Sarıgül 89 nolu Arsa Konut Yapı Kooperatifi vekili, Salihler Köyünde kain, ortaklığın giderilmesi davasına konu 397 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve yapımına devam edilen inşaatların mülkiyetinin ve arsaya oranla değerinin tespiti istemiyle, davalı Feridun T. ve paydaşları aleyhine dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hükmü davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle tapuda kayıtlı ortaklığın giderilmesine konu 397 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhtesatların aidiyetinin tesbitine ilişkindir.
Dosya içeriğine göre, davada yöntemine uygun şekilde taraf koşulunun oluşturulmadığı anlaşılmaktadır. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı, başına bozma nedenidir. Tapuda paydaş, davalı G. G., S. Ü., M. A. T., S. Y.,G. A.'a 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesinin 35. maddesi hükmü uyarınca tebliğ yapılmış ise de, yapılan tebligatlar geçersizdir. Diğer taraftan davalı N., S., E.ve K. U.'ya yapılması gereken tebligatların yalnızca hepsini kapsayacak şekilde N. U.'ya yapılmış olması da yasa hükümlerine uygun değildir. Öte yandan davalı S. M. Ü., H. T. ve S. G.'e de dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmemiştir. Öte yandan tapuda paydaş N. G.'ün 31.3.2002 gününde vefat ettiği saptanmıştır. Hal böyle olunca adı geçenin mirasçıları olduğu belirlenen eşi Hülya ile müşterek çocukları E. B. G.'ün de davada taraf olmaları zorunludur.
Kural olarak, 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi hükmü uyarınca, gerçek yada tüzel kişiye tebligat yapılabilmesi için daha önce adı geçene 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun biçimde tebligat yapılması adı geçenin adres değişikliğini merciine bildirmemiş olması gerekir. Somut olayda bu olguya dosya içeriğinde rastlanmamıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için az yukarıda adı geçenlerin öncelikle tebliğe elverişli adresleri, zabıta aracılığı ile belirlenmeli, adı geçenlere, dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı tebligat kanunu ve nizamnamesi uyarınca dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, adı geçenler yargılamaya geldiklerinde davaya karşı diyecekleri, delilleri, kendilerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulmaksızın, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)