(3402 S. K. m. 25, 26)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Vakıf tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Vakfı, 1974 yılında kesinleşen kadastro ile Korucuk köyü pafta 1 ve 1 parsel sayılı taşınmaz olarak tescil edilen taşınmazın 2002 yılında imar çalışmaları sonunda 1699 ada 1 ve 2 parsel sayıları altında (ifraz) edilerek 1699 ada 2 parsel sayılı taşınmazın adlarına tescil edildiğini, ancak 13.12.2004 günlü tapu sicil müdürlüğü yazısı ile mükerrer kadastro yapılmış olduğundan söz edilerek 1699 ada 2 parsel sayılı taşınmazın haritasında (B) harfi ile gösterilen bölüm ile Merkez Belediyesine ait 1699 ada 1 parsel sayılı taşınmazın haritasında (A) harfi ile işaretlenen bölümü olmak üzere toplam 5240 m2 yüzölçümündeki bölümün iptali ile Camili Köyü 1344 parsel sayısı altında işlem gördüğünü yapılan iptal işlemine itiraz ettiğini belirterek Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece kadastro tesbitlerinin kesinleşmiş olduğu görevli mahkemenin Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek görev nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı Vakıf tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle dava ve temyize konu camili köyü 1344 parsel sayılı taşınmaz hakkında 2859 sayılı yasa uyarınca yapılan yönetimsel yenileme işlemine karşı açılan dava niteliğindedir.
Dava ve temyize konu 1344 parsel sayılı taşınmaz 28.12.2004 günü ile 28.5.2005 günleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkarılmıştır. Dava ise 12.1.2005 gününde açılmıştır. Kural olarak askı ilan süresi içerisinde açılan davalara kadastro mahkemesinde bakılması zorunludur. Görev kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. O halde taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri sorulup saptamalı, gösterecekleri deliller toplanılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmiş olması isabetsiz davacı vakfın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy