(3402 S. K. m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 110 ada 28 parsel sayılı 1672,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışa ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Neriman S. adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içerisinde davacı Durmuş Ali Ç. ve Nuri Y. taşınmazın bir bölümünün mezarlık olduğunu öne sürerek dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada (A) harfi ile işaretli 117,95 m2 yüzölçümündeki kesiminin mezarlık niteliği ile Köy Tüzel Kişiliği adına geriye kalan kesimin ise tesbit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafın temyizi uzman bilirkişi Aydın Ç. tarafından düzenlenen 22.6.2005 günlü haritada (A) harfi ile işaretli 117,95 m2 yüzölçümünde davacı köy tüzel kişiliği adına tescile karar verilen bölümle ilgili hükme yöneliktir.
Dava konusu 110 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalı Neriman S.'in temyizine konu bölümüne 1985 yılına kadar ölü gömüldüğü sözü edilen kesimin bu niteliği ile mezarlık olduğu 1985 yılından kadastro tesbit gününe kadar metruk mezarlık haline dönüştüğü açık bir anlatımla bu bölüme ölü gömülmediği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre metruk mezarlıkların koşullarının varlığı halinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinilmesine yasal olanak bulunmaktadır. Kadastro tesbitine bir kayıt ve belge esas alınmamış yargılama sırasında taraflar özellikle davalı taraf bir kayıt ve belgeye de dayanmamıştır. 1985 yılından kadastro tesbit gününe kadar dava konusu 110 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafın temyizine konu kesimi üzerinde iktisap sağlayan 20 yıllık süre dolmamıştır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmü dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı Neriman S.'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy