(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine, davacılar E., A. R., İ., Ö. oğlu M., Ö. oğlu M., M., H. ve Y. oğlu M. B. ve davacı H. İ. oğlu M.B. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış, hak aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dava konusu 145 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ile 146 ada 19 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi raporunda gösterilen bölümlerinin kamu malı niteliğinde mera olmadığı taşınmazların haritasında gösterilen bölümleri üzerinde adlarına tescil kararı verilen zilyet davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Yanlar arasındaki uyumazlık dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazların yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin, bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. Dava konusu taşınmazların geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olduğu, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı bu nedenle zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı dosya kapsamı ile belirlendiğine göre davacıların davalarının reddine, dava konusu 145 ada 8 ve 146 ada 19 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle davacılar E., A. R., İ., Ö. oğlu M., Ö. oğlu M., M., H. ve Y. oğlu M. B. ve davacı H. İ. oğlu M. B.'ın temyiz itirazlarının reddine, davalı hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy