(4473 S. K. m. 3) (3402 S. K. m. 1)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Davacı E. Ö., Y. A. ve F. A. 239 parsel sayılı taşınmaz hakkında Oğuzeli Kadastro Mahkemesince oluşturulan 1988/3-1989/51 E. K. sayılı ve 17.10.1989 günlü hükmün dayanağı dava dosyasının yerel Tapu Sicil Müdürlüğünde hüküm infaz edilmeden ve sicil oluşturulmadan kaybolması nedeni ile 4473 sayılı yasa gereğince yenilenmesi istemi ile hazineyi hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre taraflar arasında 239 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak açılan dava sonucunda verilen ve kesinleşen hükmün dayanağı dava dosyasının yöntemine uygun şekilde "kesinleşen hükmün" infazı için yerel Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderildiği sözü edilen hükmün dayanağı dava dosyanın infaz işlemleri yapılmadan bir başka deyişle kesinleşen hükme göre tapu sicili oluşturulmadan zıyaa uğradığı bir başka deyişle kaybolduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın az yukarda açıklanan olgular karşısında 239 parsel sayılı taşınmaz hakkında oluşan ve kesinleşen hükmün dayanağı dava dosyasının ihya edilerek infaz işleminin yapılması için 4473 sayılı yasa uyarınca dava açtığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemenin de kabulünde olduğu üzere somut olayda 4473 sayılı yasanın uygulama yeri bulunmamaktadır. Ne var ki, Anayasada açıklanan temel kurallara göre kesinleşen mahkeme ilamlarının yetkili merciler tarafından aynen infaz edilmesi zorunludur. Öte yandan Tapu sicillerinin oluşturulması ve doğru tutulmasından devlet, dolayısıyla Hazine sorumludur. Hal böyle olunca, davacı tarafın isteminin niteliği ve içeriği özellikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi hükmünün özü ve sözü orada açıklanan hukuksal olguların kamu düzenine ilişkin olması hukukun sorun üretmeye yönelik normatif kurallar üretmek olmadığı hukukun çözüm üretmek metodu olduğu dikkate alındığında somut olay adaleti bakımından bir dava dosyasının yangın, yer sarsıntısı dışında bir nedenle kaybolması halinde nasıl yenileneceğine dair bir hükmün yasalarımızda mevcut olmasa da 4473 sayılı yasanın "dosya yenilenmesine" ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanması somut olayda orada belirtilen hukuki perspektif içinde değerlendirilerek paralel bir uygulama yapılmalıdır. O halde bu olgular karşısında mahkemece yapılacak iş sözü edilen ilamın taraflarına yenileme istemini içeren dilekçe yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmeli, 239 parsel sayılı taşınmaz hakkında oluşturulan mahkeme hükmü karar kartonundan kesinleşme gününü gösterecek şekilde getirtilmeli, bu ilam incelenmeli, gerçekten kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, kesinleşmiş ise kesinleşen hükümde öngörüldüğü şekilde gerekli ifraz işlemleri uzman bilirkişi kadastro teknisyeni yada tapu fen memuruna yaptırılmalı,bu ifraz işlemi infazı mümkün olacak şekilde bir haritaya bağlanmalı, sözü edilen haritanın kesinleşen hükmün eki olduğu göz önüne alınmalı, bundan sonra hüküm gerçekten kesinleşmiş ise kesinleşen hükmün özünü ve sözünü değiştirmeksizin istek hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek kesinleşen mahkeme ilamının infazını ve Anayasa' da tanımlanan mülkiyet haklarını askıya alacak biçimde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy