(3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 350 ada 48 ve 154 parsel sayılı taşınmazlar davalı olduklarından söz edilerek malik ve yüzölçümü haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten önce davacı Hazine tarafından davalı Bayram Azgın aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine açılan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, 350 ada 48 parsel sayılı taşınmazın 87827.76 m2 yüzölçümü ile davalı Bayram Azgın adına tapuya tesciline, 350 ada 145 parsel sayılı taşınmazın 14.463,23 m2 yüzölçümü ile mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı hazinenin temyizi aktarılan davanın kapsamı ve konusu olan 350 ada 48 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yöneliktir. Davalı Bayram Azgın'ın tutunduğu 25.9.1952 tarih 56 sayılı tapu kaydının dava ve temyize konu 350 ada 48 parsel sayılı taşınmazı mevki ve hudutları itibari ile kapsadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Gerçekten dava konusu taşınmazın kadastro tespitine dayanak yapılan tapu kaydında tarif edilen Haçatur ve Vartuar sınır yerlerinin yerel bilirkişilerce bilinemediği kayıtta tarif edilen bir bölüm sınır yerinin açık kaldığı belirlenmiştir. Kural olarak bu nitelikteki kayıtların değişmez nitelikte sınırlı kayıtlardan olduğunun kabul edilebilmesi için kayıtta tarif edilen tüm sınır yerlerinin taşınmazın çevresinde bulunması gerekir.
Somut olayda dava konusu taşınmazın çevresinde mera niteliği ile sınırlandırılan dava dışı taşınmazlar bulunmaktadır.
Hal böyle olunca davacının tutunduğu tapu kaydında tarif edilen bir bölüm sınır yerinin açık kaldığı, kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümü ile belirlenmesi zorunludur. Mahkemece bu olgular göz önüne alınarak davalı Bayram Azgın'ın tutunduğu tapu kaydının kapsamı belirlenen değişmez nitelikteki sınır yerleri esas alınarak ve belli bir geometrik şekil oluşturacak şekilde yüzölçümü ile belirlenmeli, bu bölümün ifraz edilerek davacı Bayram Azgın adına tapu kaydı yüzölçümü fazlasının ise taşınmazın çevresinde eylemli mera bulunduğu kayıtta tarif edilen sınır yerinin eylemli durumla doğrulanmadığı halde eylemli duruma değer verileceği göz önüne alınarak mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de dava konusu 350 ada 154 parsel sayılı taşınmazın parsel sayısının yanılgı ile hüküm yerinde 350 ada 145 parsel sayılı olarak gösterilmiş olması dahi isabetsiz,
Sonuç: Davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy