(3402 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Küçükali Bıyıklı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 152 ada 95 ve 97 parsel sayılı sırasıyla 341.14 m2 ve 289.31 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 97 parsel sayılı taşınmaz, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Ali ve Mehmet Bıyıklı ile ölü olduğu belirtilmek suretiyle Hasan Bıyıklı adlarına payları oranında, 95 parsel sayılı taşınmaz ise tapu kaydına ve paylaşmaya dayanılarak davalı Sadık Bıyıklı ve müşterekleri ile ölü oldukları belirtilmek suretiyle Halim ve Kemal Bıyıklı adlarına tesbit edilmiştir. Davacılar Küçükali ve Fehmi Bıyıklı aynı tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 97 parsel sayılı taşınmaz hakkında davacı Küçükali Bıyıklı aynı tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 95 parsel sayılı taşınmaza ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların reddine, 152 ada 95 ve 97 parsel sayılı taşınmazların tesbit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm davacılardan Küçükali Bıyıklı tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp, değerlendirilen delillere ve duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının uygulaması yetersiz ise de, kayıt kapsamı olduğu kabul edilen taşımazların kayıt maliklerinin ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde tapu dışı paylaşıldığı, tapu dışı paylaşmanın yapıldığı 1940 yılı ile taşınmazların tesbitinin yapıldığı 1997 yılına kadar bir insan ömrüne ulaşacak biçimde yanlar arasında herhangi bir uyuşmazlık çıkmadığı tapu dışı paylaşmada saptanan eylemli durumun taraflarca benimsendiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Öte yandan, yerel mahkemece, taşınmazlar başında üç kez keşif yapılmış yapılan keşiflerin yetersiz olduğu düşüncesiyle mahkemece taşınmazlar başında dördüncü kez keşif yapılmasına karar verilmiş ise de taraflar ve özellikle davacı taraf keşif giderlerini yatırmayacağını duraksamasız açıklamıştır. Hal böyle olunca, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü uyarınca taraflar özellikle davacı taraf yapılması muhtemel dördüncü keşfe dayanan delilinden vazgeçmiş sayılır.
Sonuç: Mahkemece önceki günlü keşiflerde saptanan maddi ve hukuksal olgulara değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı Küçükali Bıyıklı'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 1.100.000 (1.10 YTL) lira harcın hükmü temyiz eden davacı Küçükali Bıyıklı'dan alınmasına, 03.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy