(1086 S. K. m. 439)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle; Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile davalı Tuna İnşaat Sanayi A.Ş. arasında düzenlenen sözleşme dosyasının getirtilerek incelenmesi ve davalı İSKİ Genel Müdürlüğünün kontrol, denetim ve gözetim hakkının bulunup bulunmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir. Yargılama sırasında davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş. dava konusu alacağı, davalı Tuna İnşaat Sanayi A.Ş.'den tahsil etmiş olduklarını, davanın konusu kalmaması nedeni ile bu konuda karar verilmesini istemiştir. Mahkemece konusu kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine, davalı İSKİ vekili için taktir olunan 300.000.000. TL Avukatlık parasının davacı idareden alınarak, davalı İSKİ Genel Müdürlüğüne verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından avukatlık parası yönünden temyiz edilmiştir.
Tacir yada tacir sayılan taraflar arasında, görülen dava sonucunda, yerel mahkemesinden verilen 19.9.2002 tarihli önceki günlü hükmün temyizi üzerine Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12.1.2004 günlü ilamının 1. bendinde açıklanan nedenlerle davalı İSKİ'nin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra sözü edilen daire bozma kararının (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bozma kararına uyulup uyulmayacağı yolunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin davacı vekilinin 6.5.2004 günlü oturumda tutanağa geçen açıklamaları ile 16.6.2004 günlü dilekçesi içeriğine göre mahkemece davanın konusu kalmadığından söz edilerek açılan davanın reddine karar verilmiştir. Oluşturulan sonraki günlü hükmü davacı taraf temyiz etmiştir. Önceki günlü, daire bozma kararının niteliği kapsamı ve içeriği, dikkate alındığında yerel mahkemece bozma kararına uyulup, uyulmayacağı yolunda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmalı, bozma kararına uyulduğu takdirde bozmaya uyulmakla, orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğduğu ve bozma kararı dışında kalan yönlerin ise kesinleştiği göz önüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bozma kararına uyulup uyulmayacağı yolunda hüküm oluşturulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 21.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy