(818 S. K. m. 55, 100)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.
Davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş. 3.8.1997 tarihinde davalı G. G.'ye ait davalı B. Y. Balık Ağı Fabrikasına (Y. Su ürünleri ve Ağ. San. Tic. A.Ş) ait kepçe ile Bilecik Adapazarı karayolu üzerinde bulunan idarelerine ait Baykok kablosunun yırtılarak hasar verildiği iddiası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 3.1 76.1 51.463 TL hasar bedelinin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek % 80 reeskont faizi ile yargılama giderleri ve ondan sayılan avukatlık parası ile birlikte davalılardan müşterek en ve müteselsilen tahsili istemi ile dava açmıştır. Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile haksız fiile ve hasara neden olan kepçenin kendilerine ait olmadığını öne sürerek davanın husumet nedeni ile reddini ayrıca talep edilen tazminat miktarı da kabul etmemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunma mahkemece dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre yanlar arasında dava niteliği ve içeriği itibariyle haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece 3.8.1997 tarihinde davacı kuruma ait Baykok telefon kablolarına kepçe ile yapılan kazı sırasında hasar verildiği meydana gelen hasardan dolayı davacının zarar gördüğü ne var ki kazıda kullanılan kepçenin davalılara ait olduğuna ilişkin dava dosyasına hiçbir kayıt ve belge ibraz edilmediği gerekçe gösterilerek kanıt1anamayan davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı taraf yargılamanın başından beri duraksamasız haksız fiilin meydana gelmesine neden olan kazıyı davalı şirketin yaptırdığını İleri sürmüş yargılamada da kazı da kullanılan kepçenin dava dışı 3. kişi durumunda bulunan C. G.'ye ait olduğunu adı geçenin davalı şirketin taşeronu olduğunu açıklamış bu açıklamaların dayanağı olarak dava dosyasına bir takım kayıt ve belgeler ibraz ederek ayrıca tanık deliline de dayanmıştır. Gerçekten mahkemece dinlenen davacı tanıkları dava dilekçesi ekinde dava dosyasına ibraz edilen ve davacı idarenin görevlilerince düzenlenen tutanak ile bölgedeki Jandarma görevlisinin de katıldığı tutanaktaki beyanları doğruladıkları göz önüne alındığında Borçlar Kanununun 55 ve 100. maddeleri hükmü çerçevesinde işveren konumundaki davalı şirketin haksız eyleminden ve meydana gelen zarardan davada taraf olmayan dava dışı kazıda kullanılan kepçenin sahibi taşeronla birlikte zincirleme sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Mahkemece bu olgular çerçevesinde toplanan deliller değerlendirilerek ve kural olarak delillerin takdirinin mahkemeye ait olduğu "takdirliğin keyfilik olmadığı" delillerin objektif yasal kurallarına göre takdir edilmesi gerektiği yolundaki genel hukuk kuralıda göz önüne alınmalı, diğer davalının davadaki konumu da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy