(3402 S. K. m. 5, 30) (1086 S. K. m. 151)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Zeynep Çakmak ve davalı Abdullah Demir tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu taşınmazlar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı Zeynep Çakmak tarafından davalı Abdullah Demir, Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine asliye mahkemesine açılan tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davacının davadan feragat ettiği gerekçe gösterilerek taşınmazların davalı hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edildiğine göre sözü edilen yasanın 30. maddesi hükmünün somut olayda uygulama olanağı bulunmaktadır. Her ne kadar davacı Zeynep Çakmak davasından feragat etmiş ise de kuşkusuz davacı Zeynep Çakmak'ın feragatı kendisini bağlar. Kural olarak feragat, kabul gibi idare beyanları usulün 151. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde belgelendirilmiş olmak koşulu ile feragat eden yönünden kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. O halde mahkemece iddia ve özellikle davalıların savunmaları doğrultusunda kendilerinden delilleri sorulup, saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edildiği, somut olayda aynı yasanın 30. maddesi hükmü uyarınca, mahkemece gerçek hak sahibinin belirleneceği de düşünülmeli, gerçek hak sahibi belirlenirken davanın tarafları dışında kalan gerçek hak sahibinin aranacağı dikkate alınmalı, bir başka deyişle davanın tarafları hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30. maddesi hükmünün uygulama olanağının bulunmadığı düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliler birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı Zeynep Çakmak ile davalı Abdullah Demir'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy