(3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masraflarını yatırmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin raporu ve açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 169 ada 2 parsel sayılı 806.000 m2 yüzölçümündeki ve yaylakiye niteliğindeki taşınmaz, tapu ve vergi kayıtlarına, paylaşmaya, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı Turgay Özaydın ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Daha sonra tutanak ve ekleri 3402 sayılı kanunun 10/4 maddesi hükmüne göre kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Davacılar Turgay Özaydın ve bir bölüm paydaş davacılar taşınmazın gerçek yüzölçümünün daha fazla olduğunu, kadastro sırasında bir bölümünün ölçülmediğini öne sürerek, ölçüm dışı kadastro dışı bırakılan kesimlerin ölçüm işlemlerinin yapılarak sözü edilen kesimlerin 169 ada 2 parsel sayılı taşınmaz malikleri adına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece, devredilen kadastro tutanağı ve ekleri ile dava dilekçesi birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava dışı 169 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 806 dönüm yüzölçümü ve mera niteliği ile tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre 169 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyizine konu olmadığı dava dışı olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Dava ve temyize konu taşınmazın kadastro sırasında taşlık ve kayalık olması nedeniyle kadastro dışı bırakıldığı, davacıların tespit gününde taşınmaz başında hazır bulunarak uyuşmazlık çıkartıp, tutanağının düzenlenmediği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılan davaların genel mahkemede görülmesi zorunlu, kadastro mahkemesinde çözümlenmesi olanaksızdır. Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine, usulün 27. maddesi hükmü uyarınca dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dava dışı 169 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tutanağı ve eki belgelerin kütüklerin devri halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne, aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, olduğu gibi kabulü göre de 169 ada 2 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığı halde dava dışına çıkılarak usulün 74. maddesi hükmüne aykırı ve kesin hüküm oluşturacak şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz davacı Turgay Özaydın ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy