(818 S. K. m. 42) (İSKİ Tarifeler Yönetmeliği m. 51)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İGDAŞ AS-PA TOPRAK A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı İSKİ Genel Müdürlüğü, davalı İGDAŞ (İstanbul Gaz Dağıtım Sanayi Tic.A.Ş.)'ın yüklenicisi olan diğer davalı AS-PA-Toprak A.Ş.'ti elemanlarınca doğalgaz boru döşeme çalışmaları sırasında idarelerine ait içme suyu şebeke hattına verilen zarardan dolayı içme suyu şebekesinde meydana gelen 1.726.923.248.-TL alacağın haksız eylemin meydana geldiği 15.12.2002 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemi ile dava açmıştır. Davalı İGDAŞ husumetin yüklenici firmaya ait olduğunu, istenen hasar bedelinin fahiş olduğunu ve yasal faiz yerine reeskont faizi istenmesinin de hukuka uygun olmadığını savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, 1.726.923.248.-TL'nin haksız eylemin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, davalı İGDAŞ tarafından temyiz edilmiştir.
Dava niteliği ve içeriği itibariyle tacir yada (tacir sayılan) taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, özellikle her iki tarafın tacir olmasına, zararın ve zarar verici eylemin tacir tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunmasına göre davacı tarafın alacağa reeskont faizi yürütülmesini isteyebileceği ve haksız fiillerde faiz başlangıcının zarar verici eylemin meydana geldiği tarih olacağı dikkate alındığında, davalı tarafın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Davalı İGDAŞ zararın tümünden de zincirleme (müteselsil) sorumlulukları bulunmadığını ve ayrıca sorumluluklarının kabulü halinde somut olayda İski Tarifeler Yönetmeliğinin % 50 artırımı ile ilgili hükümlerinin uygulanamayacağını öne sürmüştür.
Saptanan dava niteliği ve dosya içeriği dikkate alındığında davalı İgdaş ile As-pa Toprak A.Ş.'ti arasındaki sözleşmenin tümü getirtilip incelenmemiştir. Gerçekten davalı İGDAŞ'ın yüklenici As-pa Toprak A.Ş'tinin işle ilgili olarak kontrol ve denetim yetkisinin işin görülmesi sırasında da devam edip, etmediği ve sözleşmenin bu yönden niteliği ve kapsamı duraksamasız belirlenmemiştir. O halde Mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davalı İGDAŞ ile yüklenicisi As-pa Toprak A.Ş.ti arasındaki sözleşmenin tümünün aslı yada onaylı örneği getirtilip incelenmeli, davalı İgdaş'ın işin yapımı sırasında yüklenicisi diğer davalı AS-pa Toprak A.Ş.'ti üzerindeki kontrol ve denetim yetkisinin devam edip etmediği duraksamasız belirlenmeli, bu yolla doğan zarardan zincirleme (müteselsilen) sorumluluğunun bulunup, bulunmadığı belirlenerek deliller bu çerçevede değerlendirilmelidir.
Sonuç: Öte yandan isteğe ve hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda hesaplanan zarar kalemlerine, İSKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 51. maddesi hükmü uyarınca % 50 ilave yapılarak sonuca varılarak hüküm kurulmuştur. Anılan yönetmeliğin 51. maddesi hükmü İSKİ ile sözleşme ilişkisi bulunan gerçek yada tüzel kişilerin İSKİ Tesisleri'ne yönelik haksız eylemleri nedeniyle doğan zararların gerçek miktarının bir başka deyişle kapsamının hesaplanmasına ilişkindir. Oysa, dava, sözleşmeden değil, haksız eylemden kaynaklanan tazminat davası olduğuna göre somut olayda Borçlar Kanununun 42. maddesi hükmü uyarınca, gerçek zarar miktarına hükmedilmesi gerekir. Öğretiye ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre gerçek zarar ilkesinde, zarar görenin, olaydan önceki durumuna kavuşabilmesi hedeflendiğinden zararın giderilmesi işi, dışardan bir yükleniciye (müteahhide) ihale edilseydi neye yapılacak idiyse zarar gören ancak o kadar meblağı isteme hakkına haizdir. Saptanan bu hukuksal olgular karşısında gerçek zarar olarak hesaplanan miktara, matematiksel olarak bir miktar daha ilave etmek açıklanan ilkeye uygun düşmemektedir. O halde mahkemece, hükme esas alınan yönetmelikteki sözü edilen hükmün bir yasa hükmüne dayanıp, dayanmadığı araştırılmalı, dosyaya getirtilecek sözleşme hükümleri ile dosya kapsamında toplanan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde bir hüküm kurulması isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan harcın ilgilisine iadesine, 15.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy