(3402 S. K. m. 4, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle ortak sınıra ilişkindir. Ortak sınır yerinin saptanmasında kural olarak tapu kayıtları esas alınır. Vergi kaydı mülkiyet belgesi niteliğinde bir kayıt ve belge olmadığından ortak sınırın belirlenmesine esas alınamaz. Ortak sınırın saptanmasında eylemli biçimde kullanma durumu, bir başka deyişle ortak sınıra ilişkin uyuşmazlık zilyetlik hükümlerine göre çözümlenir. Mahkemece az yukarıda saptanan hukuksal olguların ışığı altında somut olaya bakıldığında;
1- Dava ve temyize konu 4 parsel sayılı taşınmazın davalı H.'nin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Tapulu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın 4 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 4 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün onanmasına, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 1,00 YTL. harcın davalıdan alınmasına,
2- Davacı tarafın 46 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı M. 'nin temyizi dava konusu 46 parsel sayılı taşınmazın haritasında (F)harfi ile işaretli 10900 m2 yüzölçümündeki bölümü ile ilgili hükme yöneliktir. Az yukarıda vurgulandığı gibi 46 parsel sayılı taşınmaza yönelen ortak sınırın belirlenmesine ilişkin davada tapu kaydına dayanılmamıştır. Vergi kaydına dayanılmıştır. Vergi kaydı mülkiyet belgesi olmadığından ortak sınır yerinin belirlenmesinde dikkate alınamaz. 46 parsel sayılı taşınmazın temyize konu haritasında F harfi ile işaretli 10900 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde davacı tarafın zilyet bulunduğu, davalı tarafın zilyet bulunmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava konusu 46 parsel sayılı taşınmazın temyize konu haritasında F harfi ile işaretli 10.900 m2 yüzölçümündeki kesiminin davacı taraf adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı M.'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy