(2004 S. K. m. 72) (2560 S. K. m. 4, 6, 9, 23) (3065 S. K. m. 1, 24) (1086 S. K. m. 275) (ASKİ Tarifeler Yönetmeliği m. 59, 74)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'da incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, niteliği ve içeriği itibariyle tacir yada tacir sayılan taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibinden sonra İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesi hükmüne göre açılmış borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece uzman bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi raporundaki kaçak su bedelinin hesap şekli ve faize KDV uygulanması hatalı olduğundan varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden, davacı tarafından davalı aleyhine ikinci kez düzenlenen 08.07.2001 günlü tutanakla belirlenen kaçak su kullanma eylemi nedeniyle 10 kat cezalı olarak tahakkuk ettirilen 14.015.203.000 TL asıl alacak, 161.271.000 TL yıllık % 15 gecikme faizi, 29.030.000 TL gecikme faizinin KDV'si olmak üzere toplam 14.205.504.000 TL alacağın yıllık % 15 gecikme faizi ve faizin KDV'si ile birlikte tahsili için icra takibi yapıldığı, görülmekte olan davanın takibe konulan tüm borca karşı açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekilince ibraz edilen Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 22.04.2004 günlü kararında, kaçak su kullanıldığının tespiti halinde, ilk kez kaçak su tutanağı düzenlenmesinde 6 kat, ikinci defa tutanak düzenlenmesinde 10 kat, üçüncü defa tutanak düzenlenmesinde ise 15 kat cezalı tahakkuk yapılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmakta ise de, ASKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin 59. maddesi hükmünde kaçak su kullanılması halinde su bedelinin 6 kat cezalı olarak alınacağı yazılıdır. Davacı, kaçak su bedelini Belediye Meclisinin kararı gereğince 10 kat cezaya göre hesaplayıp istemiş, uzman bilirkişi de aynı uygulamayı yaparak davacı tarafın hesapladığı miktarı bulmuştur. Davacı ASKİ kurumunun da kuruluş ve görevlerini düzenleyen 2560 sayılı Kanun'un 4. maddesi hükmüne göre, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi, ASKİ Genel Kurulu olarak görevli ve yetkilidir. Aynı kanunun 6, 9 ve 23. madde hükümlerine göre, tarifelerin ve tahsilatla ilgili usul ve esasların, Genel Müdürlükçe hazırlanarak Yönetim Kurulunca ön incelemesi yapılarak ve daha sonra Genel Kurulca onaylanacak bir yönetmelikle belirlenmesi zorunlu olup, ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 74. maddesi hükmünde de tarifelerin 3 ayrı gazetede yayınlanarak yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Belediye Meclisi kararı üzerine Tarifeler Yönetmeliğinde yöntemine uygun biçimde gerekli değişikliklerin yapılıp yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Yöntemine uygun biçimde yönetmelik değişikliği yapılarak yürürlüğe sokulmadıkça, Belediye Meclisi kararı ile yönetmelikteki cezanın artırılamayacağı kuşkusuzdur. Ayrıca 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nda, bu verginin matrahına dahil olan kalemler arasında haksız eylem tazminat alacakları sayılmaktadır. Aynı Kanunun verginin konusunu belirleyen 1 nci ve onu izleyen maddelerinde de bu tür tazminatların verginin konusunu oluşturduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi anılan Kanun'un matraha dahil diğer unsurları belirleyen 24/c maddesindeki faizinde ancak matraha dahil olan alacaklara yürütülmesi gereken faiz olduğu, sonuç olarak haksız eylemden kaynaklanan tazminat alacakları yönünden hesaplanan temerrüt faizlerine ayrıca KDV uygulanamayacağı dikkate alınmaksızın işlenmiş gecikme faizi üzerinden ayıca KDV hesaplanarak toplam alacağın belirlenmesi de isabetsizdir. Böylesine eksik araştırma ve soruşturma ile ve uzman bilirkişi tarafından düzenlenen yetersiz rapor esas alınarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, az yukarıda açıklanan olgular da dikkate alınarak mahkemece öncelikle belediye meclisi kararı üzerine ASKİ Tarifeler Yönetmeliği'nde yöntemine uygun biçimde değişiklik yapılıp yapılmadığının sorulup saptanması, buna ilişkin belgelerin dosya içine konulması, davaya konu kaçak su tutanağı için kaç kat üzerinden cezalı su bedeli hesaplanacağının duraksamasız belirlenmesi, daha sonra dosyanın uzman bilirkişiye verilerek kaçak su bedeli ile kaçak su tutanağının düzenlendiği tarih ile takip tarihi arasındaki döneme ilişkin işlemiş gecikme faizine KDV uygulamasının yasal olarak mümkün olmadığının hatırlatılarak bilirkişiden buna göre gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,
Sonuç: Eksik araştırma ve soruşturma ile, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde ilgilisine iadesine, 21.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy