(3402 S. K. m. 9, 11)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.
Kadastro sırasında 1938 parsel s. 4400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hak kazandırıcı süreye ulaşan zilyetliğinden söz edilerek davalı F. Köroğlu adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içerisinde tespite itiraz etmediği saptanan davacı hazine taşınmazın hazineye ilişkin olduğu savı ile Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Asliye mahkemesince dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin dava dışı F. Sığınır'ın itirazı sebebi ile kesinleşmediği gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verilerek dava kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece hazinenin davasının reddine taşınmazın davalı F. Köroğlu mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 1938 parsel s. taşınmazın davalı F. Köroğlu adına tespiti üzerine askı ilan süresi içinde tespite dava dışı F. Sığınır'ın itiraz ettiği davacı hazinenin ise askı ilan süresinden sonra dava konusu 1938 parsel s. taşınmaz hakkında dava açtığı dosya içeriğiyle belirlenmiştir.
Mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için 1938 parsel s. taşınmazın davalı F. Köroğlu adına tespiti üzerine dava dışı F. Sığınır'ın tespite karşı öne sürdüğü itirazın kadastro komisyonunca incelenip incelenmediği adı geçenin itirazı hakkında kadastro komisyonunca olumlu ya da olumsuz bir karar verilip verilmediği kadastro komisyonunca karar verilmiş ise komisyon kararının ilgililere tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise aleyhindeki komisyon kararına karşı ilgilinin kanuni süresinde kadastro mahkemesine dava açıp açmadığının belirlenmesi, dava açılmış ise hazinenin askı ilan süresi geçtikten sonra açtığı davanın sözü edilen davaya katılma niteliğinde sayılacağı düşünülmeli, bundan sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 24.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy