(1086 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı T. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle tacir ya da tacir sayılan taraflar arasında haksız eylemden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı T. tarafından davalı M. aleyhine yerel mahkemeye açılan haksız eylemden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan İcra takiplerine öne sürülen itirazların iptaline ilişkin birden fazla dava bulunduğu dava dosyalarının usulün 43 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca birleştirildiği dosya içeriğinden saptanmıştır. Kural olarak davalar birleştirilmiş olsa da bağımsızlıklarını korurlar.
Yerel mahkemece 2006/246 esasta kayıtlı itirazın iptali davası ile 2004/3947 sayılı icra takip dosyası dayanak yapılarak davacı T. tarafından davalı M. aleyhine açılan 2004/244 esasta kayıtlı davalar hakkında hüküm yerinde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği gibi mahkemenin 2004/244 esasında kayıtlı davanın mükerrer dava niteliğinde olduğu hüküm yerinde gerekçe gösterilmiştir. Gerçekten haksız eylemden kaynaklanan alacakların tahsili için davalı borçlu hakkında başlatılan icra takiplerinin dayanağı icra takip dosyalarının içeriğine göre takiplere ayrı ayrı abone numaralarının esas alındığı açık bir anlatımla her takibin dayanağı hukuki ilişkinin ayrı ayrı abonelik sözleşmelerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. İcra takibine konu yapılan alacak miktarının aynı olması bir başka deyişle alacak miktarlarının birbirine eşit olması İcra takibinin mükerrer olduğu anlamına gelmez. Hal böyle olunca 2004/244 esasta kayıtlı davanın mükerrer nitelikte dava olmadığı kuşkusuzdur.
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre dava kişisel bir hakkı ihlal edildiği kanısına varan gerçek ya da tüzel kişinin yargı yerinden koruma istemine ilişkin bir istemdir.
Hal böyle olunca, her dava bir istemi içerir. Mahkemelerin birleştirilmiş olsa bile her dava hakkında hüküm yerinde olumlu ya da olumsuz bir karar vermeleri gerekir. Az yukarıda vurgulandığı gibi sözü edilen davalar hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın ilgilisine iadesine, 07.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy