(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine ve davalılardan T. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Hükmü temyiz edene davalı M. mirasçısı T'nin kadastro tespitine karşı itiraz ve davası bulunmamaktadır. Yerel mahkemece oluşturulan hükümle de aleyhinde bir hukuksal durum yaratılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle hükmü temyizde hukuksal yaran bulunmayan M. Mirasçısı davalı T'nin temyiz inceleme isteminin reddine,
2- Davacı Hazine'nin temyizine gelince; kadastro tespitine dayanak yapılan davalı tarafın dayandığı Temmuz 1315 tarih 14 sayılı tapu kaydı güneyde tarif edilen şafak sınırı itibariyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardandır. Kural olarak bu nitelikteki kayıtların kapsamları 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümü ile belirlenmesi zorunludur. Dava konusu taşınmazın kadastro tespitine dayanak yapılan davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının oluştuğu gün ile kadastro tespit günü arasında 20 yılı aşkın süre ile taşınmaz üzerinde davalı tarafın zilyet olduğu tespit gününde tapu kayıt miktar fazlası üzerinde adlarına tescile karar verilen davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinmenin diğer koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki tapu kayıt miktar fazlası yönünden davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde, aynı çalışma alanı içerisinde bir kişinin kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zaman aşı mı zilyetliği yoluyla edinebileceği toplam taşınmaz miktarı sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümdür. Hazine dava dilekçesinde de bu olgudan söz etmiştir.
Sonuç: Mahkemece az yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alınarak tapu kayıt maliki Satılmış ile mirasçıları ve tapu dışı satın alanlar yönünden aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden adlarına başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediğinin tapu sicil müdürlüğü, kadastro müdürlüğü ve hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanması gerekirken bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı T'ye iadesine, 23.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy