(3402 S. K. m. 16) (4342 S. K. m. 4, 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 224 ada 312 parsel sayılı 1735057.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı H., satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın bir bölümü hakkında dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, 224 ada 312 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 04.08.2006 günlü haritada (A) harfi ile gösterilen 7377.98 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı H. adına tapuya tesciline, geriye kalan bölümün mera niteliğiyle sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazine'nin temyizi uzman bilirkişi haritasında (A) harfi ile işaretli 7377.98 m2 yüzölçümündeki davacı taraf adına tescile karar verilen bölümle ilgili hükme yöneliktir.
24 ada 312 parsel sayılı taşınmaz, tutanağında belirtilen maddi ve hukuksal olgulara dayanılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı taraf taşınmazın davaya konu yaptığı bölümünün kamu malı niteliğinde mera olmadığını öne sürerek dava açmıştır. 224 ada 312 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyize konu kesiminin bölgede yetkili idari merciler tarafından 4342 Sayılı Yasa uyarınca yapılan mera tahsis haritasının kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Öte yandan davacı taraf idari yargı yerinde 4342 Sayılı Yasa uyarınca yapılan yönetimsel işlemin, bir başka deyişle mera tahsisine ilişkin işlemin iptal edildiğini öne sürüp bu yönü de belgelendirmemiştir.
Sonuç: Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alınarak davanın REDDİNE, dava ve temyize konu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy